Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aydın olmak, modaya uygun elbise ve şapka giymek, kolalı gömlek giyinmek demek değildir. Aydın kesim, milletin beyni durumundadır. Millet sizi iyi bir eğitim aldı tan sonra yüksek bir gelir elde edesiniz ve geceleri kahvehanelerde iskambil veya domino masasının başına geçip eğlenesiniz diye okutmamıştır. Böyle olanlar gerçek aydın olamazlar. Onlar aydınların küflenmişidirler.
Nitekim milletlerin büyük adamları da tıpkı bir mercek gibidir. O kendi şahsında milletinin gücünü ve temel özelliklerini bir araya toplar, bununla milyonlarca insanın ruhunu tutuşturur. Ancak hava bulutlu olur, güneş ışığından mahrum bulunursa, bu durumda hiçbir mercek bir kar taneciğini eritmeye, bir su damlacığını bile ısıtmaya güç yetiremez.
Devletlerin güçlülük ve zayıflığı, milletlerin ilerleme ve gerilemesi, yalnızca devlet idarecilerinin ehliyetli ve tecrübeli oluşlarından veya beceriksizliklerinden ileri gelmez. Yöneticiler iyi veya kötü, kahraman veya zalim olsun, onlar kendi milletlerinin birer yansıması, millî ruhun birer kopyasıdırlar. Onlar, halk kitlesinin içinden doğmuştur.
Bir millet nasılsa, yöneticileri de onlar gibidir. İşte bu sebeple eskiden beri: "-Her millet, lâyık olduğu idareye ve idarecilere sahip olur." denilmiştir.