emre er

emre er

, bir kitap okudu
Puan vermedi·64 syf.·
3 günde okudu
·
2024 4. kitabı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
hayatından hoşnut köleler
Bir insanın sömürülüp sömürülmediğinin, bu konuda hissettikleri ve düşündükleriyle hiç ilgisi yoktur. Birisinin sömürülüp sömürülmediği yalnızca başkalarını zenginleştirmeye zorlanıp zorlanmadığına bağlıdır. Başkalarını zenginleştirdiğinin farkında olmasa ya da buna inanmak istemese de o sömürülmektedir. Ama hayatından hoşnut köleler de vardır.
Sayfa 53 - Kaldıraç·Kitabı okudu
Kim baskıyı kendine iş edinmişse, o, ezilmişliğin tipik bir örneğidir.
Sayfa 29 - Kaldıraç·Kitabı okudu

emre er

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2024 00:00
·
2024 3. kitabı
Reşad Ekrem Koçu
7.9/10 · 1.461 okunma
Yumruk mezesi
Ayaktakımı için küçük koltuklardan başka bir de ayaklı meyhaneler vardı. Ayaklı meyhaneler seyyar içki satıcılarıydı; ekseriyetle Ermenilerden olurdu; dükkânı, tezgâhı, fıçısı, ustası, sakisi hep kendisiydi; bellerine ucu musluklu, içi rakı veya şarap doldurulmuş gayet uzun bir koyun bağırsağı sararlar, sırtlarında bir cüppe, cüppenin iç cebinde bir kadeh olur, omuzlarına da alamet olarak birer peşkir atarlardı. Ayaklı meyhaneler en çok Bahçekapı ve Yemiş iskelesi, Galata ve civarında dolaşırlardı. Müşterilerini gördü mü etrafı kollayarak bir bakkal veya manav dükkânına girer, kuşağının arasındaki musluktan kadehi doldurup peşi sıra giren müşterisine, vücudunun hararetiyle ısınmış içkiyi sunardı; kadehi bir yudumda yuvarlayan baldırı çıplak ayyaş da ya bir üzüm tanesini yahut mevsimine göre bir meyveyi meze yapardı, çoğu da ağzını elinin tersiyle silip gider, buna da "yumruk mezesi" denilirdi.
Sayfa 53 - Doğan kitap·Kitabı okudu
Tarih-Araştırma