Rahel

Rahel
@enayss17
•Gökyüzüne bakiyorum derin bir nefes aliyorum sevgiye ve saygiya inandığımı bilgiye güvendiğimi kendime hatirlatip okunaya devam ediyorum icsellestiriyorum tekrar okuyorum kendi öz benliğimi kucakliyorum
9/10
·100 syf.··
2023 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2023 00:00
Kitabımız Stefan Zweig’e ait bendeki Türkiye İş Bankasından olan 12. Basıma ait Mahmure Kahraman’ın çevirdiği 71 sayfalık kitap öncelikle kitabı okurken anlatımda zorlanmadığım ve olay örgüsünü anlamakta zorlanmadığımı söyleyebilirim. Her şey o kadar akışta olması gibi işlenmiş ki kitabın elimde nasıl bittiğini anlamadım.Kitapta asıl dikkat edilmesi gereken konu olay örgüsünden çok karakterlerin psikolojik durumları,yaşamdan beklentileri,yaşama amaçları ve hisleri.Kitabı okurken ben ilk şu soruyu sordum 40 yaşının ortalarında çocuklarını büyütmüş mal varlığı olan, istediği gibi gezebilen bir kadın hayattan ne bekler daha ne ister ? Ya da 23-24 yaşlarında hayatının başında olan başarılı genç bir insan hayatını nasıl mahvedebilir, kendini bir bataklığa nasıl sürükleyebilir ? Kitabın sonu net bitmese gibi söylemler duysam da bence kitabın sonu çok net bir şekilde bitiyordu kitaptan çıkartmamız gereken amaç da gayet belliydi…O raddeden sonrası artık Bayan C. nin kendisiyle hesaplaşması kendi hayatını düzeltme pişmanlıklarını çekme kendi dünyasıyla iç içe kalma aşaması.Olaylar peki nasıl başlıyor ? Bir otelde genç bir delikanlıyla kaçan tutkularının peşinden giden evli ve iki çocuklu kadın ve bu olayın duyulmasıyla başlıyor.Olay duyulduktan sonra kadını küçümseyicisi yargılayıcı dedikodular sanki ellerinden gelse kadını aforoz edecekler!! Bir yemekte bu kadın hakkında konuşulmaya başlıyor ve orda bu kadının yaptığının yanlış olduğunu beliterek genç bir adam onun savunucu rolünü üstleniyor ve onu diğer kalabalığa karşı koruyor bu masanın manevi başkanı olan Bayan Ç. Bu genç adamla konuşup onun bu konudaki düşüncelerini yargılayıcısız tavırlarından emin oluyor bundan sonra adama kendi başından geçen hikayeyi anlatmak istiyor buna neden olarak da içinde ağırlık olarak
İnsan ve Duygular
Bir Kadının Hayatından 24 SaatStefan Zweig · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2018151bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gurur ve Önyargı Kitabı Hakkında Ve Kişisel Düşüncelerim:
4/10
·424 syf.··
2022 3. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2022 22:29
Gurur ve Önyargı 18. yüzyıl İngilteresinde geçen seveni olduğu kadar bir o kadar da sevmeyeni olan bir Jane Austen klasiği. Kitabı incelerken kendi perspektifimde ele alacağim. Öncelikle kitap sadece guruların, yanlış anlaşılmaların ekseninde gelişen aşk öyküsünü mü ele alıyor? Kişisel olarak vereceğim cevap buna hayır olacak. Kitap 18.yy ingilteresinin sınıf ayrımını, gelir eşitsizliğini, katı ahlak kurallarını da bir yandan ele alıyor buna kitapta verilebecek en büyük örnek evliliklerin miras birleşmesi ve sınıf ayrımına göre yapılması ayrıca kadınların iyi bir evlilik yaparak geleceklerini garanti altına alma düşüncesi ayrıca başkalarının çalışarak bizim mirasımıza katkı sağlaması normal ve üstün bir olguymuş gibi görülürken Jane’nin tüccar ve avukat dayılarının çalışarak kendi geçimlerini sağlamasına küçümsenerek bakılması eserden örnek verilebilir. Ayrıca kızların evlilik için balolardaki,davetlerde ve yemeklerde kendilerini soktukları küçük düşürücü durumlar da dönemin şartlarına bir eleştiri olduğu açık. Kitabın olay örgüsü Bennet ailesinin oturduğu muhite yakışıklı,genç ve zengin kızları için iyi bir eş adayı olacak Bay Bingleyin taşınması ve Anne Bennet’in heycanıyla başlıyor. Hikayede bide Bay Bingley’in arkadaşı Bay Darcy var herkes ona gıcık olsada bence Darcy’nin kendine göre çok haklı sebepleri var ve Elizabeth’i kendisinden gururlu ve kesin yargılı buldum Darcy kabul edilebilirdi.Anne Bennet eşinin tam tersine hayattaki amacı sadece kızlarına eş bulmak olan cahil ve drama seven bir kadın eşi ise daha soğuk kanlı ve akıllıca davranan beyefendi iki zıt karakterin evlilik yürütmesini de böylece görmüş oluyoruz.Hikayede başrol olan kızlardan Jane güzelliği ve hassas duygularıyla öne çıkıyor, Elizabeth ise daha keskin yargıları ve gururuyla öne çıkan bir
1000Kitap
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,9bin okunma
Oblomov Kitabı Hakkında Ve Kişisel Düşüncelerim:
8/10
·632 syf.··
2022 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2022 00:00
Oblomov Kitabı Hakkında Ve Kişisel Düşüncelerim: Oblomov 1859 yılında 19.yy’da Rus edebiyatının parlayan döneminde yayınlanmış İvan Gonçarov’un eseri, kitap 1 ayda yazılmış olmasına rağmen yazar bu konuyla ilgili yıllardır kafamda taşıdım sadece yazıya geçirmesi kalmıştı diye bahsediyor,Rusyada o dönem okumayanın kalmadığı elden ele dolaşan ve rus literatüre “oblomovluk” diye yeni bir kelime kazandıran başyapıt . Kitabın olay örgüsü aslında hiçbir şey yapmamayı anlattığı için kitap çoğu okur ve okumak isteyenler tarafından tembelliğin hikayesini anlatıyor diye yargılanıyor ve eleştiriliyor. Hayır ben öyle düşünmüyorum.Aslında oblomov tembelliği, isteksizliği yahut üşengeçliği anlatmıyor.Oblomovu anlamaya çalışmayıp onu tembel diye adlandırmak oblomovluk mudur ? Peki oblomov neyi anlatıyor diye bana sorarsanız? Oblomovluku ve omblomovluk’un arkasında yatan sosyal , ailesel, siyasi ve bireysel nedenleri anlatıyor. Peki oblomovluk nedir diye size bahsetmeden önce kendi kişisel düşüncelerime ve kendi algılayışımla bunları açıklayacağımı tekrar hatırlatmak isterim. Omblomovu anlamadan önce kitabın yazıldığı eski Rusya’yı, batının durumunu ve yaşadığı değişimleri kendi fikir kalıplarımda ifade edeceğim. Kitabın yayınlandığı dönem aslında eski Rusya’nın geçirdiği değişimleri, köleliğin kaldırılmasına çok az zaman kalmış, modern olmayan her şeye savaş açıldığı bir dönemin etkisini taşıyor. Karakterler aracılığıyla Rus insanının özellikleri, batı insanının özellikleri, insanların o modernleşme döneminde ne kadar bocaladığını, kentleşirken gelenekleri ne kadar sürdürmeye çalıştıklarını anlatıyor. Oblomovu anlamak aslında eski Rusya’yı anlamak, çöküşte olan feodalizmi anlamak, Rus aristokrasiyi anlamak diye bir yargı çıksa da Lenin’in “Rusya üç devrim geçirdi, ama gene de
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
Köygöçüren Kişisel İncelemem
9/10
·554 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2022 00:00
Köygöçüreni kendi açimdan nasil ele almam gerektiğini bilmiyorum okurken bazen gülümsediğim bazen sinirlendiğim ama en çok sorgulamama neden olan bir roman. Kitap bir köy romani konyanin kantarma köyünde geçiyor sadece kantarmayi değil, anadolu köylerinin genel durumuni ele alıyor. Anadolu halkının geri kalmışlığı, şehirli köylü ayrimi, carpik ikili ilişkiler, din sömürüsü, eğitimin yetersizliği, kuraklığın bir köyün yasantinsina nasil etkiledigi gibi toplumsal konular üzerinde başlayıp bürokrasinin kimler için işlediği, demokrat parti dönemi, dinin nasil siyasal bir arac olarak kullanıldığı, komünist propagandalar,sorgulayan insanlarin baskaldiran insanlarin komunist veya dinsiz ilan edilmesi, marshall yardimlari, amerikayla iliskiler gibi bir çok siyasal konuyu da milletin efendisini nasil etkilediğini, insanlarin umutlarini, basit isteklerinin nasil şekil değiştirdiğini benim gözlerimin önüne serdi. Roman dönemin siyasi sartlarinin isci ve köylü sinifina etkisini ve köyden kente goclerin nedenlerini cok net bir sekilde hissettiriyor. Olay ise kantarma köyüne büyük başkanın gelişi, su ve kuran kursu istenilmesi, köydeki catismalar, dinin arac olarak kullanilmasi, uzun uğraşlar sonucu suyun çıkması ve aci olmasi :) şeklinde gelişip köyden kente doğru yol aliyor. Ve bana en cok yillardan beri ayni seylerin devam ettiğini her zaman bürokrasinin ikili işlediğini tekrar hatırlatti. Ben bu romani okurken sefer öğretmenle idealist bir öğretmen olup köylüyü bilinçlendirmeye çalıştım, hidirin cikan suyu düşünmekten hayal kurmaktan benim gözlerim doldu, teslimenin yalnızlığını hissettim, topal talipin kafa yapisini çözmeye çalıştım duranin hayallerine şahit oldum...
İnsan ve Toplum
KöygöçürenFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 2021369 okunma