Gurur ve Önyargı 18. yüzyıl İngilteresinde geçen seveni olduğu kadar bir o kadar da sevmeyeni olan bir Jane Austen klasiği. Kitabı incelerken kendi perspektifimde ele alacağim. Öncelikle kitap sadece guruların, yanlış anlaşılmaların ekseninde gelişen aşk öyküsünü mü ele alıyor? Kişisel olarak vereceğim cevap buna hayır olacak. Kitap 18.yy ingilteresinin sınıf ayrımını, gelir eşitsizliğini, katı ahlak kurallarını da bir yandan ele alıyor buna kitapta verilebecek en büyük örnek evliliklerin miras birleşmesi ve sınıf ayrımına göre yapılması ayrıca kadınların iyi bir evlilik yaparak geleceklerini garanti altına alma düşüncesi ayrıca başkalarının çalışarak bizim mirasımıza katkı sağlaması normal ve üstün bir olguymuş gibi görülürken Jane’nin tüccar ve avukat dayılarının çalışarak kendi geçimlerini sağlamasına küçümsenerek bakılması eserden örnek verilebilir. Ayrıca kızların evlilik için balolardaki,davetlerde ve yemeklerde kendilerini soktukları küçük düşürücü durumlar da dönemin şartlarına bir eleştiri olduğu açık. Kitabın olay örgüsü Bennet ailesinin oturduğu muhite yakışıklı,genç ve zengin kızları için iyi bir eş adayı olacak Bay Bingleyin taşınması ve Anne Bennet’in heycanıyla başlıyor. Hikayede bide Bay Bingley’in arkadaşı Bay Darcy var herkes ona gıcık olsada bence Darcy’nin kendine göre çok haklı sebepleri var ve Elizabeth’i kendisinden gururlu ve kesin yargılı buldum Darcy kabul edilebilirdi.Anne Bennet eşinin tam tersine hayattaki amacı sadece kızlarına eş bulmak olan cahil ve drama seven bir kadın eşi ise daha soğuk kanlı ve akıllıca davranan beyefendi iki zıt karakterin evlilik yürütmesini de böylece görmüş oluyoruz.Hikayede başrol olan kızlardan Jane güzelliği ve hassas duygularıyla öne çıkıyor, Elizabeth ise daha keskin yargıları ve gururuyla öne çıkan bir