aysun

Minnettar olmam gerektiğini biliyordum ama hiçbir şey hissedemiyordum. Bana bir Avrupa ya da dünya turu bileti vermiş olsaydı da fark etmeyecekti. Çünkü nerede olursam olayım -bir gemi güvertesinde, Paris'te bir sokak kafesinde ya da Bangkok'ta- hep aynı sırça fanusun içinde kendi ekşimiş havamda bunalıyor olacaktım.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaşamımın yıllarını bir yol boyunca aralıklı olarak duran, birbirine tellerle bağlı, telefon direkleri gibi görüyordum. Bir, iki, üç... on dokuz telefon direği sayabiliyordum. Ama sonra teller boşlukta sallanıyor ve ne kadar çabalarsam çabalayayım, on dokuzuncudan sonra bir tek direk bile göremiyordum.
Bilmediğim bir maceraya, çok büyük bir maceraya atılmak istiyorum. Aşk filan zannetme. Katiyen değil. Aşkla beraber kendimi de dünyayı da unutmak istiyorum. İstiyorum ki dünya da beni unutsun. Sefil olmak, perişan olmak, sürünmek hiçbiri bir şey değil. Ölmek de hiçbir şey değiştirmez.
Yegâne ümidin dahi tahakkuk edemediğini görmek beni ister istemez düşündürdü. Demek ki artık karşı karşıya gelebilmemiz çok güç bir şey. İnsan karşılaşmanın bile bu kadar güç olduğunu düşünürse, günün birinde birlikte yaşayabileceğine nasıl inanır.
Sükûnet bulmamız için bir arada olmamız lazım. Yazı ile halimizi anlatamıyoruz. Söyleyeceğimizi zaten dolambaçlı yollardan söylemişiz. İşin içine bir de dinleyenin hissiyatı karıştı mı bütün laflar başka başka manalar alıyor.