bu yoruma nereden başlayacağımı hiç bilmiyorum.
kitabın ilk 100 sayfası okunaklı, durağan ama maalesef ki yazarlara dayatılan önceki kitabın hatırlatmasını yerleştir baskısının kurbanı olarak tekrarlı bir süreçti. başlarda bu beni rahatsız eden bir etken değildi fakat sayfa 200 ve sayfa 300 ve sayfa 400'ü vurduğumuzda hala daha gereksiz tekrarlar ve karakterlerin olduklarının iddia edildiği kişiliği kabullenmemiz için bize parmak gösterilen ifadeler varlığını korumaya devam edince kayış koptu.
bu kitabın ana odağı bir turnuva fakat turnuvanın kitap içerisinde bize herhangi bir gerek karakter gerek olay açısından büyük bir katkısı olmadı. aslında yazarın yazdığı sahnelere baktığımızda niyetinin orada bize vermeye çalıştığı karakter odaklı bilgiler olduğunu çok açık görebiliyoruz fakat bu başarısız ve eksik bir durumdu.
kitap 500 sayfa ve yalnızca son 50 sayfasında elle tutulur bir 'heyecan' var, onun harici kitabın ilk 100-200 sayfasında karakterlerin durumları ve yeni karakterlerle olan etkileşimler bir şey inşa ediyormuş gibi hissettirmişti fakat hiçbir şey inşa edemedi maalesef aksine çoğu karakterden soğumama sebep oldu.
bir kitabın bana heyecan ve olay vaat etmesi tabii ki de gerekmiyor fakat eğer sen kitabı aksiyon dolu, büyülü, farklı londraların, muazzam tuhaflıkların olduğu harika bir evren ve benzeri diye pazarlarsan okuyucu bunu bekler kaldı ki ilk kitapta aksiyon dozu daha fazlaydı ve başımıza bir şeyler geliyordu, her ne kadar eksik olduğunu düşünsem de, bir olay örgüsü ve karakter tanıma süreci vardı. bir serinin 2. kitabında doğal olarak bunun devamını beklerim fakat bu kitap olaysız ve dünyanın içinde geçen herhangi bir hayat gibiydi. normal şartlarda böyle kitapları da severim. her kitabın aksiyon/olay içermesine gerek yok, tamamen yaratılan dünya