bizâr

9/10
·396 syf.··
Beğendi
·
2024 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2024 23:37
söyleyeceklerimi yanlış anlamayın, kıyas da etmemekle birlikte kitabın üstünde bir dan brown yazsa ya da popüler kültür yazarlarımızdan herhangi birisinin ismi, herkes salya akıta akıta gider okur ve bayılırdı. bunu belirtmeden geçmek istemedim. kitap, mısır, islam ve türk mitolojilerini, tarihini çok güzel bir şekilde harmanlayarak ilmek ilmek işlemiş. kronoloji geçmiş/ler ve günümüz arasında çok iyi düşünülmüş ardından da tüm kitaba dağıtılmış ve bunun üstünde özellikle durmuş yazar, okurken tam yeri ve zamanında geçmişe veya günümüze gidiyoruz. bu, hem heyecanı dorukta tutuyor hem de bilgileri tam vaktinde bize aktarıyor. o kadar akıcı ve merak uyandırıcıydı ki bırakamadım kitabı. doğrusu, Elbis karakteri bir animasyonda, animede veyahut popüler kültür genç yetişkin fantastik kitaplarda olsa birçoğumuzun dehşet düşeceği birisi. sayfaları çevirirken kapılıp gittim. kaldı ki en sevdiğim yanı karakterin tipik ahlak bekçisi, vicdandan ölen birisi veya iyilik timsali olmamasıydı. kurguda yer edinen geçerli fantastik sebeplerle birlikte karakteristik olarak da böyle bir yapıda kendisi ve bunu gerçekten fazlasıyla sevdim. bir amacı var Elbis'in. ömrünü buna adamış. zamanın onda bir etki yaratmasına izin vermemiş ama aslında içten içe zihninde, kendisinde değişimler oluyor. o kadar reddediyor ve o kadar görevine kapılıp gitmiş ki bir noktada aslında ne yaptığını ve neden yaptığını unuttuğunu düşünüyorum. bunlara bir cevabı var elbet ama gerçekten çok mu umrunda? kitabın sonunda, her ne kadar Elbis'in iç mücadelelerini, kararlarının değişimini görsek de bunun birazcık daha üstünde durulmasını isterdim. aceleye getirilmemişti ama kısa sürdüğünü düşünüyorum. kaldı ki aynı şey işin romantik kısmı için de geçerli. biraz daha üstünde durulabilir bir detay olmalıydı çünkü
Edebiyat
ElbisBetül Saray · Mythos Yayınları · 20246 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Okurlara Bazı Tavsiyeler
Eğer bir okur okuduğu her kitabı akıcılık ve sürükleyicilik beklentisiyle okuyorsa daha gidecek çok yol var demektir. Her kitap akıcı ve sürükleyici olamaz, bazı kitaplar size yumruk atar, bazı kitaplar yumruk attıktan sonra sizi yerinizden kaldırır, yedirir, içirir, sonra yalnız bırakır, bazı kitaplar akmaz veya sürüklemez, çünkü yazar öyle bir anlatım biçimi olsun istememiştir. Okuma pratiğinizden daha zor kitaplar okumaya cesaret edememeniz konusu var bir de. Neden kendinize bu kötülüğü yapıyorsunuz arkadaşlar? Yerinizde saymamak, kendi kendinizi aşmak, yeni düşünce kapılarının kilitlerini açabilmek için zor ve anlaşılmaz gelen kitaplar okumak zorundasınız. Bazı kitapların karşısında mal gibi kalmalısınız, bazı kitaplar size "Ne diyo lan bu?" dedirtebilmeli, sadece roman ve kurgu metinler okuyarak iyi bir okur olunmayacağını anlamalısınız, iyi bir okur olmanın yaşamın sonuna dek hiçbir zaman bitmeyecek bir olgu olduğunu da... Okunanları sadece raflarındaki yerlerine kaldırmak, sosyal medyada bir yorum yazıp "Okudum, bitti, hadi güle güle" deyip geçmek için okumamalısınız. Kim bilir kaç yıllık emek var nitelikli olduğu belli olan kitaplarda. Benliğimizin uzantısına bilinç olarak katılmalı o kitaplar. Özellikle de hangi kulaklara göre ağız ya da hangi ağızlara göre kulak olduğunuz konusunu netleştirmelisiniz. Dediklerim sizin hayatınıza veya düşüncelerinize ters geliyorsa duruşunuzu gösterip yeri geldiğinde kendi kulağınızı bana kapamalısınız. Okumanın başkaldırısı böyle olur. Başkalarının düşüncelerinden çok kendi düşüncenizi daha çok önemsemeyi öğretmeli size kitaplar. Herhangi bir şey hakkında olumsuz düşündüğünüzde ama başkalarının olumlu şeyler dediğini gördüğünüzde ya da bunun tam tersi olduğunda R yapacak kadar iradesiz olmamalısınız. Bence. Ayrıca
Edebiyat
Edebiyat, zincirleme ilham perisi tamlamasıdır. Ovidius, Shakespeare’in kitapları için bir ilham perisidir. Shakespeare, Lord Byron'un kitapları için bir ilham perisidir. Lord Byron ise Puşkin’in kitapları için bir ilham perisidir. Puşkin, Dostoyevski'nin kitapları için bir ilham perisidir. Dostoyevski, Oğuz Atay'ın kitapları için bir ilham perisidir. Oğuz Atay ise Hakan Günday'ın kitapları için bir ilham perisidir. Böyle gider bu...
Edebiyat