kitabımız yeni bir dünyada geçiyor. birinci dünya dedikleri bizim dünyamız sular altında kalmış ve artık çok az kara parçası varken ikinci dünyada Ark denen yeni bir ulus doğmuş. adalardan oluşan Ark, kendisini yeni dünyayı koruyan iyi bir ulus olarak görüyor. yanlarına almaya değer görmedikleri diğer insanlar, etrafındaki yüksek kayalarla sulardan korunan bir ovaya yerleşmişler, bunlar da Kayalılar. bir de Gezginler var. kendilerine ait bölgeleri olsa da bunlar esasında korsan.
ikisi Kayalı, ikisi Ark'a ait ve biri de Gezgin olan beş baş karakterimiz var. hepsi farklı yerlerde başlayıp aynı noktada mecburen bir araya geliyorlar.
şimdi: konu gayet güzel, akış çok iyi. kitabın akıcılığı gerçekten takdir edilesi ki bu bir artı. kitabı bitirmiş olmam beni tanıyanlar için çok şey söylüyor. normalde en ufak saçmalıkta, hatada bırakan birisiyim. Hainin Mührü, söyleyeceklerime rağmen düzgün bir Türkçesi olan, saçmalamayan ve cringe etmeyen bir dile sahip. bu beni gerçekten şaşırttı, yalan söylemeyeceğim. bir beklentim yoktu açıkçası. o yüzden hayal kırıklığı yaşamadım, aksine mutlu oldum.
fakat kitabın içerisinde çok ciddi bir virgül sorunu var. bu yazarın hatası mı bilmiyorum ama öyleyse bile editör ve son okumacı ne yapıyordu? benim gözüme deli gibi virgüller olsun, hatalar olsun batarken bu kişiler nasıl bunu göremedi? virgüllerden dolayı kitabı neredeyse bırakıyordum, hiç şakam yok. okumamı, akışı çok baltaladı. bir ara kitaba karşı komplo mu kuruldu diye bile düşündüm. çok büyük bir sorun. bunun haricinde bazı yerlerde kalıp hataları gözüme çarptı. eksik ya da yanlış yazılmış ekler de çok fazla olmamalarına rağmen varlar.
devam edelim. Kayalı ve Gezginlerin çocuklarına isim değil lakap vermesi meselesini sevdim ama, tamam çok güzel, peki soruyorum: neden kolu olmayan