yazım dili çok acemice ve kötü. karakterler yüzeysel ve temelsiz. derinlik sahibi değil anlatım. ilk 20 sayfa fazlasıyla hızlı girdi ama bu olay akışının hızlı akmasından değil aksine nasıl anlatacağını bilememenin bocalamasındandı tamamen.
karakterleri, dünyayı ve olayları tanımadan yoğun duygular okuyoruz ama bunlar aynı cümlelerin tekrarından ibaret. bir paragrafta ağlarken sonraki paragrafta sayfalarca kızın müzeye olan ilgisi gibi alakasız bilgiler okuyoruz.
diyaloglar aşırı mantıksızdı. örnek verirsem spoiler olur o yüzden kanıtlama çabasına girmiyorum ama kitap, kötü yazım dilini bir kenara bırakırsak YA değil aksine middle grade için daha uygun. hatta beni heyecanlandıran birkaç etken, gerçekten middle grade enerjisinde yazılmış bir üsluba sahip olsa harika bir macera olurmuş.
ortada bir ırk var, baş karakterimizin tabii ki de haberi yok hiçbir şeyden. buraya kadar tamam. fakat öğrendikten sonra yazarın yaptığı şeyler şu: Onlar bla blaydı. Onlara bir daha bakamazdı. Onlar kötü insanlardı. Korkunç hissediyordu. Müzeye gitti, müzeyi seçmesinin sebebi--- Onu gördü. Sonra aklına bla bla oldukları geldi, ah buna katlanamazdı. Ne de kötüydü!
ve sonra birden hooop adapte olur ve beş dakika önce öğrendiği dünyaya fazlasıyla hâkim hale gelir.
ortada duygu tasviri diye bir şey yok asla, senaryoymuş gibi. kitap üçüncü şahıs ama yazar bir etkinlikte bizlere dış ses olarak anlatıyormuş da arada bizi heyecanlandırmak için yokluyormuş gibi olayları sorularla pekiştirerek anlatıyor.
evrendeki güç sistemi ne, nasıl güçler var, ne tür bir ırk bunlar bilmeden birden bir şey oluyor, birileri geliyor. sonra koca koca adamlar ergenlere karşı ölüm mücadelesi? kız tabii hayır bunu yapamazsınız bu yanlış bu bir cinayet deyip laf anlatır. sonra beklenmedik bir yerden biri bir anda