dünyamıza benzeyen fakat farklılıkları olan bir evrende, iblis avcısı olarak doğmuş karakterimizin sesini takip ettiğimiz bu novellada sayıları belli olan iblisler var. çoğalamadıkları gibi ölemiyorlar da. ismini bilmediğimiz baş karakterimiz vicdan yoksunu olduğunu ve onu yüksek ihtimalle sevmeyeceğimizi kendisi dile getiriyor.
ortam karanlık ama bir o kadar da... komik? karakterin tiye alışı ve umursamazlığı sayesinde öykü ne kadar karanlık olsa da eğleniyorsunuz. 84 sayfalık oluşundan sebep dünyası hakkında fazla bilgimiz yok. yalnızca ölmeyen, insanların bedenlerine girdiklerinde zihinlerine yayılabilen ve ne kadar derine kök salarlarsa çıktıklarında o kişiye o kadar zarar veren iblisler ile bunları görebilen (herkes kendine göre farklı biçimde ve ne kadar derine yayıldıkları da dahil), onlarla konuşabilen, doğuştan iblis kovucular olduğunu biliyoruz.
baş karakterimiz ile kişisel sorunu olan bir iblis var ve bunlar sürekli karşılaşıp duruyorlar. bu sefer bizimki onu özellikle arıyor çünkü iş intikam meselesine dönmüş. ama onu girdiği bedenden çıkarmak için 'çık' demek ya da zorlamak kendi başını da belaya sokabileceğinden başka bir plan düşünmesi lazım.
açıkçası bu dünyada geçen koca bir roman okuyabilirim. böyle şeyler olunca üzülüyorum. çevirisini de pek beğenmedim ayrıca.