"Enderun'da Türkçe kitabet (yazışma), Arapça, Farsça gibi dillerin öğretilmesinin yanı sıra güreş gibi sporlar ve kemankeşlik; kılıç, tüfek, gülle, mızrak, cirit gibi savaş gereçlerinin kullanımıyla ilgili askerî eğitimler de verilirdi Burada bazı yabancı dillerin bile öğretildiği olurdu. Bunlar dışında deri üzerine şekiller işlemek, ok yapmak, sadak süslemek, eyer takımları yapmak gibi şahsi kabiliyetleri ön plana çıkaran eğitimler de verilirdi En ilginç eğitimlerden biri de doğan, şahin gibi yırtıcı kuşları, köpek ve tazıları eğitmekti."
Sarayın iç kısmı, yani padişahın ikametgâhı sayılan Harem ve Enderun, tarihi yönlendiren bölümlerdir. Enderun, devşirme çocukların devlet idaresi ve ordu komutası için yetiştirildiği bölümdür. Burada hem teorik dersler alırlar hem de saray hizmetlerinde bulunurlardı. Hizmet eden, hizmet ettirmeyi bilir. On beş-on altı yaşında saraya giren, ihtimal üzere yirmi beş- otuz yaşlarında general rütbesiyle çıkardı. Enderun dediğimiz bu avluda ve koğuşlarda sert bir disiplin vardı.
Reklam
Enderun
O gül endam bir al şâle bürünsün yürüsün Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün yürüsün.
Alıntı
Enderun Mektebinin kapısına asılı şu levha, yeteneğin keşfinin ve bu keşif üzerine çalışmanın önemini gözler önüne serer: "Burada kuşlara yüzmek, balıklara uçmak öğretilmez.
Sayfa 79·Kitabı okuyor
Alıntı
Osmanlı İmparatorluğu Enderun ve Harem’de kan asaletine değil liyakate sahip, yükselme yeteneği olan insanlardan oluşan bir yönetici ve saraylılar zümresi yaratmıştır. Diğer yandan bu topraklarda Osmanlı hanedanından başka hanedanların yükselmesine müsaade etmemiştir. Bu en önemli meselelerden biridir. İşte Enderun mektebinin daha çok değerlendirilmesi gereken yönü de budur.
Sayfa 125·Kitabı okudu
Alıntı
Enderun'daki diğer üst görevlilere kalfa denmektedir ve bu rütbe ustanın bir altıdır. Bunlar yönetimleri altına verilmiş olan içoğlanlarına Kur'an'ı okumayı ve anlamayı öğretirler. Hoca hizmetkârları, "hoca" denen bilim adamları (ulema) kendilerinin bir alt kademesindeki kalfalara ders vermeye geldiklerinde, onları karşılayıp saygıyla kollarına girerler ve ciddi bir törenle içeri götürürler.
Sayfa 32 - Kitap Yayınevi
Reklam
Reklam