Mükemmel bir girizgah
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 18:25
Bir tarih-araştırma kitabı normalde 3-4 günde bitmez. Ancak bu kitap bir tarih kitabından, hele ki makaleler derlemesi olan bir kitaptan beklenmeyecek derecede o kadar sade ve akıcı bir dilde yazılmış ki bir solukta bitirebiliyorsunuz. İlber hocanın eseri kaleme alma motivasyonu da okuru kitabı eline almaya teşvik eden bir unsur. Osmanlı sarayları, Fatih Sultan Mehmed, Osmanlı padişahları, mutfak, Enderun, devşirme sistemi vs... gibi konularda temel ancak okurun bilgi düzeyini artıracak bir eser kaleme almış. Örneğin 2. Abdülhamid Han'ın marangozluk eseri olan bir dolabın arşivleri saklamak için kullanılması, Ahmet Vefik Paşa adındaki bir sadrazamın tiyatro oyunları yazan, bizzat tiyatro salonunda oyun sahneleten bir sadrazam olduğunu (kitapta sadece tiyatrocu olarak vurgulanıyor, bu alandaki faaliyetlerini kısa bir arama sonucu öğrendim) öğreniyorsunuz. Ortaylı'nın kendi tarihi ve milleti ile barışık bir tarihçi olduğunu satır aralarından görmek gayet mümkün. Tarihi mekanlara vesikalara sahip çıkılması konusunda ki eleştirileri merhum hocamızın sahip olduğunu barışıklığın toz pembe portre çizmesine sebep olmadığını belirtmek mühimdir.
Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmekİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20233,788 okunma
Ali Ufki Bey Kimdir?
7/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Sizlerle Ali Ufki Bey'in Saray-ı Enderun Topkapı Sarayında Yaşam eserini paylaşacağım. Peki kimdir Ali Ufki Bey? Polonya asıllı müzikolog ve santurcudur. Gerçek adı Albert Bobovius'dir. Nota ve güfte mecmuasının yazarı ve kitabı mukaddesin çevirmenidir. Kırım Hanlığı tarafından bir savaş esiri olarak İstanbul'a getirtilmiş. Saray-ı Enderun'da eğitim gören sanatkâr Ali Ufki Bey adını almıştır. Bazı kaynaklarda Müslüman olduğu yazıyor ama bu eserinde yani hatıratında böyle bir şeyden söz etmiyor aksine Hristiyan inancını savunmuş. IV. Mehmet döneminde yaşayan Ali Ufki Bey, Enderun Sarayındaki verilen eğitimi, hukuku, ahlaki, sarayın düzenini, örf ve adetleri, enderunlu öğrencilerin dini yaşamlarını, yaptıkları müsabakaları, saraydaki hiyerarşiyi kendi gözlemleriyle anlatmış. Hatta saraydaki eğitim sisteminin katılığını Roma zamanındaki Spartalıların eğitimine benzetmiş ki o yerleri okurken tebessüm ettim. Ayrıca Avrupa'daki enderun sarayıyla ilgili homoseksüel ilişki modelini vurgulamış fakat önsözünde çeviriyi yapan Türkis Noyan Ali Ufki Bey ülkesine döndükten sonra eserin üzerinde oynama yapıldığını belirtmiş. Yani bu oğlancılık iddiasi muhtemelen sonradan eklenmiş. Ayrıca doğunun aşk olgusunu kavrayamayan Ali Bey "Seni severim Yaratandan ötürü" cümlesinin mantıksız olduğunu eklemiş. Zaten bir batılının bir doğulunun düşünme şeklini anlaması zor. Kitabın bir yerinde sanatkâr Kara Mustafa Paşa sayesinde saraydan gittiğini söylüyor. Ait olmadığın bir yerde kalmak zor olsa gerek. Çünkü Ali Beyin aklında hep gitmek var. Tabi gördüğü adetler arasında yemekten içmeye, ahlaktan erdeme kadar beğendiği pek çok hususta var. Tarih severlere ve merak edenlere ısrarla tavsiye ederim.
1000Kitap
Saray-ı EnderunSanturi Ali Ufki Bey · Kitap Yayınevi · 201329 okunma
Reklam
Benim adım kırmızı / Orhan Pamuk
9/10
·520 syf.··
2026 6. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 22:40
Başlangıçta biraz karışık gelmişti birçok karakter ağzıyla yazıldığı için belki de ama ilerleyen süreçte kitabın içinden çıkamadım , sarayda nakkaş Osman ile Kara'nın enderun deposuna girdikleri an nakkaş tabloları kitapları incelediklerin de resmen bende o depodaydım sanki bu kadar bilgiye bir yazar ancak ressam yada nakkaş olsa sahip olabilir diyordum ki kitabın sonunda Orhan Pamuk bundan da bahsetmiş :) Tavsiye ederim sürükleyici merak uyandıran güzel bir roman
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320,1bin okunma
Puan vermedi·152 syf.·
2020 49. kitabı
Kitabımız üstün zekâlı çocuklarla ilgili; zekâyı anlatan, üstün zekâlı çocukları tanımlayan ve bu alana dair bir eğitim sisteminden söz eden bir eser. Ben de akıl ve zekâ oyunları eğitmenliği yaptığım dönemde okumuştum. İnsan ve Hayat Kitaplığı’na ait. Kitabın en başında işin manevî boyutuna temas ediliyor. Resûl Efendimizin hadis-i şerifleriyle, gerçekten akıllı insanın nasıl olması gerektiği, nelere dikkat etmesi ve nasıl davranması icap ettiği anlatılıyor. Ardından Osmanlı dönemindeki Enderun Mektebi’nin sistemine dair bazı bilgiler paylaşılıyor; eğitim anlayışı ve uygulamalarına kısaca değiniliyor. Sonrasında ise “üstün zekâ nedir?”, “üstün zekâlı çocuklara nasıl yaklaşılmalıdır?” gibi konular, oldukça sade ve sohbet tadında bir üslupla ele alınıyor. Teknik bilgiyle boğmayan, yormayan; herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir kitap. Ben yıllar önce okumuştum ama paylaşmamışım.Kütüphanede görünce hemen paylaşmak istedim. Okul ortamında da herkesin okuyabileceği, çerez tadında ve akıcı bir eser.
Kuş Bakışı ZekaTunahan Coşkun · İnsan ve Hayat Kitaplığı · 2017225 okunma
9/10
·475 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 10:40
Büyük beklentilere girmeden başladım, ve iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu. Kitap adeta etkisi altına aldı sardı sarmaladı biraz sıktı ve en sonunda tebessümle içimi ısıttı. Sadece, roman olduğunu kabul ederek okumaya ikna etmek gerekiyor kendimizi çünkü okurken gerçek mi değil mi diye sıkıntı çöktü içime. Benden bir şeyler mi okuyor yoksa bir kurgu mu okuyorum diyebilirsiniz. Karakterleri ince ince işledi yazar, o ağır kelimelere rağmen oldukça anlaşılır ve şimdiye kadar okuduğum yabancı romanlardan daha fazla tesiri olan bir kitaptı. Şark-Garp çatışması; ruhlarda ve dimağlarda, bazen ellerde ve yüreklerde.. okurken başta hep şark mı garp mı taraf tutmak isteyebilirsiniz ama yazar adeta öyle bir yerde bıraktı ki bizi, mesele insanda ve kendine inşa etmeyi seçtiği yaşamda kaldı. Kendi ülkesinin geçmişinden romanlar okumak benim için geç kalınmış bir tecrübe, bu kitapla beraber bunu çok sevdim. Kurgu, karakterler, anlatım, mekan tasviri, detaylar ve duygu aktarımı o kadar güzeldi ki, 475 sayfa boyunca hiç görmediğim bir Rabia’nın sesini dinledim, ruhuna eşlik ettim, onunla beraber yaşadım hissettim.
Edebiyat
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,8bin okunma
9/10
·216 syf.··
2026 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 19:18
Halide Edib’in sevdiğim milli mücadele romanları arasında yerini aldı bu kitap. İdealist öğretmen Aliye’nin bir Anadolu kasabasına tayini neticesinde yaşadıkları anlatılmış kitapta. Aliye, dönemine göre ilerici, çocukları seven ve sahiplenen müstesna bir karakterdi. milli mücadele döneminde kasabada sözde din adamı kılığında dolaşan iki canavar vardı “canavar” diyorum çünkü insan olmalarına imkan yok. Hacı Fettah ve Uzun Hüseyin Efendi. Bu mahlukatlar tam cinnet geçirmelikti. romanda Tanrı inancının nasıl çarpıtılıp yobazlığa dönüşebileceği de bu iki mahluk tarafından tüm çıplaklığı ile resmedilmiş. Vurun kahpeye toplumların yükselişinde eğitimin önemini de vurgulamaktadır. Eğitime kavuşamamış şahısların zamanla yaratabileceği büyük tehlikeye tam anlamıyla parmak basan, milli mücadelenin önemini vurgulayan en sevdiğim Halide Edib eserlerinden biri oldu bile. Ah Aliye.. seni hiç unutmayacağım
1000Kitap
Vurun KahpeyeHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 201913,7bin okunma
Reklam
Reklam