Enes Yıldırım

Enes Yıldırım
@enes_yildirim
7/10
·80 syf.··
2025 14. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2025 14:54
Sine Ergün'ün bu kitabı 28 kısa öyküden oluşuyor. Bu öyküler bir iki sayfadan oluşmasına rağmen üzerine uzun uzun düşünülecek, hatırdan kolay silinmeyecek öyküler. Yazar bu öykülerde herkesin şahit olabileceği fakat herkesin anlatamayacağı şeyleri, herkesin kullanamayacağı kelimelerle, hiç çekinmeden anlatıyor. Yazar bu kitabıyla 2013'te Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanmasının yanı sıra bu ödülü kazanan en genç kadın yazar olmuş. Bunun dışında Baştankara kitabıyla da Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü'nü kazanmış. Yazar toplumun içinde kaybolmuş insanların yaşadıklarını gün yüzüne çıkarırken bizlere de bu olayları izliyormuş gibi hissettiriyor. Çünkü yazar bu sıkıcı denilebilecek olayları oldukça yalın bir dille bize aktarıyor. Yazarın bazı kelimeleri olduğundan farklı yazması ve noktalama işaretlerini farklı görevlerde kullanması da onun üslubunu benzersiz kılıyor. Yazar hakkında birkaç yorum okuyunca onu seven kadar sevmeyenlerin de olduğu görülüyor. Özellikle yazarın Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanmasıyla ilgili bazı şüphelerin olması ve öykülerini çok yalın bir dille anlatması sevilmeme nedenleri olarak gösteriliyor. Hatta bir okur onun için "kelime pintisi" tabirini dahi kullanıyor. Benim ise bu kitapta sevdiğim, beğendiğim hatta birkaç öyküde kendimden bir şeyler bulabildiğim öyküler oldu. Özellikle Kadınlar, Trende ve Güzel Bir Erkek öyküleri hoşuma gitti. Genel olarak sevdiğim bir kitap oldu.
Bazen HayatSine Ergün · Yapı Kredi Yayınları · 2023363 okunma
Reklam
8/10
·96 syf.··
2025 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2025 00:08
Keder, Bulgar yazar Yordanka Beleva'nın 20 kısa öyküsünden oluşuyor. Bizde hüzün, yas, yarım kalmışlık gibi duygular uyandıran 20 öykü... Fakat bu duyguların en belirgin olanı aynı zamanda kitaba da adını veren keder duygusu. Keder şüphesiz kitaptaki en dikkat çeken öykülerden biri. Kitaptaki birçok öyküde bize tanıdık gelen Balkan kültürüne Keder'de de rastlıyoruz. Hatta Keder öyküsünde doğrudan Türklerden bahsediliyor, bu durum bu öyküleri çok da yabancılamamazı,. kendimizden bir şeyler bulmamızı sağlıyor. Bu öykü kitabını diğer öykü kitaplarından ayıran en önemli özelliklerden biri yazarın dili. Yazar aynı zamanda şair olduğunu öykülerinde de bize hissettiriyor. Bunun dışında yazarın masalsı üslubu, kolay kolay unutulmayacak karakterler ve başarılı öykü başlıklarıyla hikâyeleri daha da unutulmaz kılıyor. Keder, her ne kadar acı verici öyküler içerse de okuru boğmayacak bir atmosferde ve okuru yormayan bir dille okura aktarılıyor. Benim son zamanlarda okuduğum en iyi öykü kitaplarından biriydi. Umarım yazarın daha fazla kitabı dilimize kazandırılır ve raflarda daha fazla Bulgar edebiyatı görürüz.
KederÎordanka Beleva (Yordanka Beleva) · Metis Yayınları · 0202 okunma
6/10
·80 syf.··
2025 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2025 10:48
Çocuklarını bir kaza sonucu kaybetmiş bir anne babanın, yoksul çiftçi bir ailenin en büyük kızını evlat edinmesiyle başlar hikâyemiz. Evlat edinilen isimsiz çocuğun gözünden okuruz tüm yaşanılanları: O evde edindiği deneyimleri, yeni ailesinde ilk kez tattığı aile sıcaklığını, sevilmeyi, bir çocuk gibi muamele görmeyi... Fakat ilk kez yaşadığı bu durumları tekrar evine dondüğünde arayacak, asıl anne babasının kim olduğuna dair sorular kafasında canlanacaktır. İrlanda kırsalında geçen bu roman, okurken içimizi sıcacık etmenin yanında aile ve ev kavramlarını bizlere sorgulatıyor. Jaguar Kitap son zamanlarda çok fazla dikkat çeken güzel işlere imza atıyor, bu kitap da onlardan biri olmuş. Zaten çok kısa ve akıcı olan bu kitabı bir oturuşta bitirebilirsiniz. Çağdaş İrlanda edebiyatı ile tanışmak için güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar...
Emanet ÇocukClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20258,3bin okunma
8/10
·283 syf.··
2025 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2025 23:40
Toplumcu gerçekçi yazarlarımızdan biri olan ve insanın temel meselelerini konu edinen Yaşar Kemal, bu kitabında da cumhuriyetin ilk yıllarında yörüklerin çektiği sıkıntıları anlatıyor. Yörüklerin yıllardır yaylak ve kışlak olarak kullandığı toprakların ağaların eline geçmesinden ve yörüklerin topraksız kalıp toprak aramaya başlamalarından bahsediliyor. Yörükler bu süreçte gerek Çukurova'ya gerek başka köylere gidiyorlar. Çukurova'da sıcaktan, sinekten, hastalıklardan, salgınlardan çekerken, köylerde ağalardan ve köylülerden kötü muamele görüyorlar. Ama en çok da yöneticilerden çok çekiyorlar. Bu açıdan bu kitabın yörüklere yakılmış çağdaş bir ağıt olduğunu söylememiz yanlış olmaz. Kitapta bir çok duyguyu hissedebiliyoruz fakat bunların en ağır basanı çaresizlik. Yaşar Kemal bu duyguyu başarılı bir şekilde yansıtıyor. Yaşar Kemal bu kitabında, diğer kitaplarındaki masalsı üslubunu koruyor. Bunun yanında kitabın kısa bölümlerden oluşması, kitapta birçok olayın birbirini takip ederek gerçekleşmesi ve merak duygusu uyandırması bizlere oldukça akıcı bir okuma deneyimi sunuyor. Binboğalar Efsanesi, Yaşar Kemal'den okuduğum 7. kitap oldu. Hepsini de severek okudum, bu kitabı Yaşar Kemal'in ölümünün onuncu yıl dönümünde okumam benim için daha anlamlı oldu. Bu kitabı da çok sevdim fakat favorim hâlâ İnce Memed serisi.
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20206,7bin okunma
8/10
·48 syf.··
2025 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2025 14:37
Sovyet ideolojilerinin dayatıldığı Doğu Avrupa ülkelerinden biri olan Macaristan'da doğan ve çağdaş Macar edebiyatının en önemli isimlerinden biri sayılan Ágota Kristóf, bu kitapta hayatını kısa fakat etkili cümlelerle bize aktarıyor. Kitapta yazarın çocukluk dönemlerini, yatılı okul günlerindeki yoksulluk ve sefaletini, dayatılan ideolojiler ve savaşın etkisiyle bebeği ve eşiyle İsviçre'ye sığınmalarını, bu yeni ülkede düşman ve kendi anadilini öldüren bir dille tanışmasını, bu düşman dil sayesinde nasıl üne kavuştuğunu, yazarın edebiyat serüvenini görebiliyoruz. Yazarın bu üne kavuşmasını sağlayan Büyük Defter üçlemesinin yazım sürecinden de bahsediliyor. Aynı zamanda Kristóf'un otobiyografik etkiler taşıyan "Dün" kitabı ile de yazarın hayatının benzerlikleri görebiliyoruz. Bu açıdan gerçek hayatın eserlere etkisini çok net bir şekilde fark edebiliyoruz. Kristóf'un şimdiye kadar beğenmediğim bir kitabı olmadı. Bu kitap da beni yanıltmadı, beklentimi karşılayan bir kitap oldu. Fakat okuyacak olanlara bu kitapla başlamamalarını tavsiye ederim. Bence yazarın diline alışmak için önce "Dün", sonra 500 küsür sayfasını bir günde elimden bırakamadan büyük bir zevkle okuduğum ve herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm "Büyük Defter-Kanıt-Üçüncü Yalan", daha sonra da "Okumaz Yazmaz" kitabı okunmalı. Özellikle farklı halkların edebiyatlarıyla tanışmak isteyenlere ve savaş edebiyatı sevenlere Ágota Kristóf kesinlikle tavsiyemdir.
Okumaz YazmazAgota Kristof · Can Yayınları · 20233,706 okunma
Reklam