Enes

Demir Bilezikleri İşlenen Tarih
İstanbul, büyük eserlerinden ayrı olarak çoğu zaman yanından geçip gidenin göremediği; görse dahi okuyamadığı veya anlam veremediği nice hazineleri sinesinde saklamaya devam eden, adeta bir açık hava müzesi ve zaman tünelidir. Bu hazinelerden biri de tarihî sütunların “bilezik” denen metal kısmına yazılan ve geçmişi taşlara kazıyan yazılardır. İnsan ve Hayat - Sayı 196 (Haziran 2026)
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Aşırı terleme ne zaman hastalık sayılır? Tıpta "hiperhidroz" olarak adlandırılan aşırı terleme, kişinin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini belirgin şekilde etkiliyorsa bir hastalık olarak kabul edilir. Özellikle avuç içi, ayak tabanı, koltuk altı ve yüz bölgesinde yoğunlaşan terleme, kişinin hayat kalitesini ciddi ölçüde düşürebilir. Hiperhidroz, iki şekilde karşımıza çıkar: Primer (birincil) hiperhidroz: Genellikle genç yaşlarda başlar, belirgin bir hastalığa bağlı değildir ve çoğunlukla genetik yatkınlık söz konusudur. Sekonder (ikincil) hiperhidroz: Tiroid hastalıkları, diyabet, enfeksiyonlar, bazı ilaçlar veya hormonal değişiklikler gibi altta yatan bir nedene bağlı olarak gelişir.
BEBEK TUZLAMA
Anadolu'da, güneşin altında hayatlarına devam eden o eski toprak insanların bir bildiği vardı elbet. Yeni doğan bebekleri, daha kırkı çıkmadan bir miktar tuzla şöyle bir ovalar, hatta bazı yerlerde de tuzlu sularla yıkarlarmış. Derler ki, tuzu tenine değen çocuğun büyüyünce teri kokmaz ve teni pörsümezmiş. O küçücük bedeni, hayatın sert rüzgarlarına, çorak toprakların sıcağına karşı bir nevi pişirir, mayalarlarmış. Şimdilerde unutuldu. Ama eskiler, toprağın bereketi ile tuzun saflığını bir tutarlarmış. Nihayetinde bir tutam tuzdur ama niyet, o tertemiz fıtratın bir ömür boyu lekelenmeden, kokmadan kalmasıdır.
PARMAK İZİ GİBİ HER İNSANIN TERİ DE FARKLI MI?
Her insanın terinin miktar ve kimyasal bileşimi farklıdır. Bu da koku açısından birbirinden farklı olmasına neden olur. Terin içindeki sodyum (Na) ve klor (Cl) gibi elektrolitlerin konsantrasyonu, kişiler arasında büyük farklılıklar gösterir. Örneğin, "tuzlu terleme” eğilimi olanlarda bu oranlar çok daha yüksek olabilir. Ayrıca terdeki üre, laktat ve amino asit miktarları da kişiden kişiye ve kişinin o anki metabolik durumuna göre değişir. Hatta koku duyusu gelişmiş hayvanlar, sahiplerini bu özel ter kokusundan ayırt edebilirler. Parmak uçlarındaki deri çizgileri ve bu çizgiler üzerinde yer alan ter gözeneklerinin dağılımı, kişiye özgü özellikler taşır. Bu nedenle parmak izleri, adlî kimlik tespitinde kullanılabilir.
YEDİĞİMİZ YEMEKLER TER KOKUSUNU ETKİLER Mİ? Yediğimiz yemeklerin içeriğindeki bazı bileşikler terle dışarı atıldığında, bakteriler bu maddeleri parçalayarak o ana has, kokuların açığa çıkmasına neden olur. Özellikle soğan, sarımsak, çemen, pastırma ve sucuk gibi keskin aromalı besinlerin tüketilmesi, terin bu şekilde kokmasına neden olur. Baharatlı ve bol acılı yiyecekler, terleme mekanizmasını tetikleyerek miktarını da artırabilir. Mesela acı yiyeceklerdeki kapsaisin maddesi, ağız içindeki sıcaklık reseptörlerine bağlanarak vücudun bir soğutma tepkisi vermesine yol açar.