Engin Akboğa kelâm işçisi

Engin Akboğa kelâm işçisi
@enginakboga
Işıklarını yakar şehir, kalabalığın yerini ayak seslerin alır... Sen gidersin adım adım, Ardında gözüyaşlı bir 'an' kalır... Engin Akboğa
Sabitlenmiş gönderi
s/öz
Kaç kez kırılır ki bir kalp, insanı hep sevdiklerimi üzer...? Kaç ayrılık sığar bir ömüre, ve acılar sonsuza dek mi sürer...? Neler neler yaşanır küçücük kalpte, giden gider, kalan mahzun kalır, Bilmez kalanda, aslında giden en çok kendinden gider... İnsan ölür, ardında söylenmemiş sözler kalır... insan ölür, herkes acısı bittikurtuldu sanır... İnsan ölür,ardında, yaşanmamış yıllar kalır... insan ölür, öldüğüyle kalır... Engin Akboğa
Şiir
Hüzün
Işıklarını yakar şehir, kalabalığın yerini,ayak seslerin alır... Sen gidersin adım adım, Ardında gözüyaşlı bir 'an' kalır... Engin Akboğa
Gidemeyen
Gidemiyorum senden, her seferinde üzerime basa basa gitsende sen... Yılgın bir rüzgar esiyor başımda, yorgunum sanki doğduğumdan beri... Yorgunum, kim sarar şimdi, yorgun ellerimi... Mutlu bir adamdım aslında, güvendiği dağları bir bir yıkılan... Ağaçları yemyeşil bir ormandım, acımasız ellerle yakılan... Şimdi gidiyorum işte, dönüşü olmayan bir yola... Güle güle en sevdiğim, sana, aşkına, kalbimdeki ağrına, elveda... Engin Akboğa
Hüzün
Böyle kasvetli akşamlarda, daha bi hüzün çöküyor gönlüme... kimsesizliğim geliyor aklıma... Hafiften bir yağmur yağıyor, birileri geçiyor, yorgun adımlarla... Işıkları yanıyor bazı evlerin, bazı evler, içim gibi karanlıkta... İşte böyleyim ben bu aralar, kimliği olmayan hüzünler yaşıyorum... Gülmeyide unuttum hayli zamandır, galiba, mutsuzluğa alışıyorum... Herkes gülüp eğlenirken ışıklı evlerinde, ben karanlık odalarda, ölümü yaşıyorum... Engin Akboğa
Şiir
Ayrılık
Garip bir sevdânın derdine düştüm, hazan vurdu, garip gönlüme... Bir gece yarısı, rüyamda gördüm, yine payıma ayrılık düştü anne... Vurdular, acımadan kan revan, bağırdım, olmadı bir duyan... Beni bunca dertlere koyan, bir vefâsıza, bağlandım anne... Gülmedim, bir kere, hayatım hüzün, baharımı aldılar, bitmedi güzüm... Aynaya baktım, eskimiş yüzüm, beni böyle biçâre, koydular anne... Sonunda, yüreğime gem vurdum, Gurbet her yanım, kalmadı yurdum... Bir uçurumun, kenarında durdum, ha düştüm, ha düşeceğim anne... Son satır, yine gözlerim doldu, ömür takvimi, ne çabuk durdu, Ben öleli birkaç yıl oldu, sadece, toprak olmadım anne... Engin Akboğa
Şiir