Bıçak keskinliğinde kara kışlar sarmış dört bir yanımı,
Dilek taşına döndü yıldızlar ve ay,
Hüzün dolu yüreğim,
Savrulur bir o yana bir bu yana,
Gelmemişlerine alışır mı ki,
Bu can,
Bıraktım artık,
Dualarıma hüzün dolu yüreğimi,
Tükenmeyen bilmeyen umutlarla…