Enes

''Finlandiya gençliği! Sizin göreviniz ağır bir topu biraz daha yukarı ve uzağa atmak değil, halkınızı yükseklere çıkarmak, vatanınızı daha hızlı geliştirmektir.''
Sayfa 77·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Halka doğruluğu, düzeni ve disiplini öğretin. Dürüstlüğü halkın arasına yayın. Düzene değer vermeyi, kendinden olan veya olmayana saygı göstermeyi öğretin. Tüm bunlarda en iyi örnek kendiniz olun. Sözlerinizle ve yaptıklarınızla halka onları eğitenlerin siz olduğunu gösterin. Suomi'mizin büyük bir aile olduğunu hatırlayın. Dul çamaşırcı, herhangi bir işçi veya fakir oduncunun sizlerin kardeşleri olduğunu unutmayın. Sizlerin görevi onları yetiştirmek, kadim ve kültürlü milletlerin arasına sokmaktır. Halkınızın eğitimsizliği, kabalığı, sefih düşkünlüğü, hastalıkları ve fakirliğinin sizin ayıbınız ve suçunuz olduğunu unutmayın.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Alıntı
Halka nasıl çalışması gerektiğini öğretin. Yoksul fakat sağlıklı bir yaşamın nasıl kurulacağını öğretin. Kendilerinin ve çocuklarının sağlığını nasıl koruyacaklarını öğretin. Mutlu bir aile hayatının nasıl kurulacağını öğretin. Çocukların nasıl yetiştirilmesi gerektiğini, eşlerin birbirine nasıl davranması gerektiğini öğretin.
Sayfa 41·Kitabı okudu
1K
Aydın olmak efendi elbisesi giymek, kolalı yakalara sahip olmak veya şık bir şapka takmak değildir. Aydın sınıfı halkın beynidir. Halk, sizleri eğitiminizi tamamladıktan sonra iyi maaşlar alasınız, akşamları restoranlarda okuma salonu denen yerlerde kağıt ve domino oynayasınız diye yetiştirmedi. Bu şekilde aydın olamazsınız. Bilgili bir bakteri, küfsünüz adeta. Sizler halkın aklını, iradesini, enerjisini ve vicdanını uyandırmak zorundasınız. Daha iyi bir hayatın nasıl kurulacağını, nasıl daha iyi yaşayacaklarını halkın en alt tabakalarına; işçilere, köylülere öğretmek zorundasınız.
Sayfa 41·Kitabı okudu
1000Kitap
Ondandır ki burada toplumun en alt sınıfındaki insanlar dahi, derin bir uykuda yere düşen dallar gibi çürümüyor, düşünüyorlar. İnsanlar yoksulluklarına razı gelmiyorlar. Ne olursa olsun kabulümüz deyip dışarıdan bir şey gelmesini beklemiyorlar. Hayır, tıpkı ormandaki taze ve canlı otlar gibi herkes üzerine yığılı eski yapraklardan kurtulmaya gayret gösteriyor. Tüm ülke canlı ve yaşam dolu, baştan aşağı herkes yaşıyor.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam