Enes

Kültürlü insan diye tabir edilen insanlar için üniversite sonrası her zaman ve her yerde sadece kitaplar, tablolar, müzik, dersler, tiyatrolar, dergiler, sanat, sergiler, dünyanın tüm yazarları ve toplantılar var. Peki halk kitlelerine ne veriliyor? En iyi ihtimalle iki üç yıllık, en çok beş yıllık bir halk okulu eğitimi. Buralarda genellikle yeteneksiz okul memurlarının yazdığı ölü, faydasız ve sıkıcı ders kitapları okutuluyor. Çocuklarda öğrenme arzusu uyanmıyor. Fikirleri ve hisleri gelişmiyor. Genellikle kitaba duyulan ilgi de düşünce, işle alakalı her şeye olan ilgi de öldürülüyor. Ya sonra? Okuldan sonra ne oluyor? Halkın milyonları kaderin keyfine terk ediliyor. Onlar için yazmıyorlar. Onlar hakkında konuşmuyorlar.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Reklam
Aydınlar halkın yanan fikirleridir. Aydın sınıfı ülkenin aydınlık beynidir. Ve kendi aydın sınıfı olmayan ülke talihsizdir. Ve sadece halk kitlelerinin aptal, cahil veya salak, çoğu zaman ise amansız birer hırsız olanları aydın sınıfının düşmanı olabilir.
Sayfa 104·Kitabı okudu
1K
Ne bedbaht halk! Hem eziyet eden hem eziyet edilen bir halk. Soyan ve soyulan. Amerika'yı baştanbaşa soydular ama yoksullar. Tanrı için zengin tapınaklar inşa ettiler, o tapınakların önünde de binlerce insanı canlı canlı yaktılar. Tanrı sevgisi adına insan öldürdüler.(İspanya)
Sayfa 98·Kitabı okudu
Tarih
İstediğiniz kadar anayasa ve seçim hakkı uydurun. En liberal kanunları siz çıkartın. Sosyalizm veya komünizmin mucizevi gücüne inanın. Eğer yüz binlerce çocuk hayata ezik ve küçük insanlar olarak atılırsa, hangi meclis olursa olsun, hayatımız acınası, sefil ve zavallı olur. Devlet adamlarız ihmalkar, bakanlarımız da siyasi yalancılar olur. Milletvekillerimiz halk adına spekülasyon yapan kişiler olarak kalır. Basın ise güzelliğini pazarlayarak yaşamını idame ettiren bir sokak güzelin benzer. Halk kitleleri, yukarıda olan herkesi alaşağı etmek isteyen, öç alma duygusuyla tutuşan, üst sınıftan herkese nefret ve garez besleyen aç veya tok sürülere dönüşürler.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Alıntı
''Hayatlarımızdaki dayanılmaz düzensizliğin başlıca nedenlerinden biri, herkesin hayatını düzene koymak yerine hayatının düzene koyulmasını istemesidir.'' Herkes hayattan sadece bir şeyler almaya bakıyor. Fakat kimse hayata bir şeyler katmayı düşünmüyor. Hayata birer bencil, yağmacı ve sömürücü olarak atılıyorlar. Hayatın anlamını da bu sömürüde buluyorlar.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Hayat
Reklam