Enes Dağoğlu

Yukarıya kadar tırmanıp cesurca son adımı atarken birdenbire yanlış yola girdiğini düşünüp korkuya kapılmak, ileriye doğru birkaç kolay adımı atacak gücü kaybetmek kadar korkunç bir şey yoktur hayatta.
Sayfa 12
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ve inanın bana, günahkâr birinin yüzünü çizecek olsanız bile onu büyük bir inanç ve imanla çizerseniz, o zaman o yüzde şehvet ve günahın izi bile olmaz, evet; hatta bu muhteşem saflığın büyüsünü, dünyevi kadınların yüzünde bile görürsünüz.
Sayfa 10
Hayır, bu kadın farklıydı. O, bambaşka, ihtirasa yer olmayan bir gök küreden ışık saçmaktaydı, bakir ve dokunulmazdı; öyle ki genç adamın en ateşli düşleri bile kadını soymaya cesaret edemiyordu. Kadının varlığının yaydığı rayihaya çocuksu bir şaşkınlık içinde kendini kaptırıyor, her hareketinin müzik dinlercesine tadına varıyordu; kadının ona karşı beslediği güveninin mutluluğunu yaşarken, onu heyecanlandıran yoğun duygusunu açığa vurmaktan da sürekli korkuyordu: Henüz adı olmayan bir duyguydu bu, ancak gizlendiği yerde çoktan biçim bulmuş ve kora dönmüştü.
Sayfa 11
Bizi saran sıcaklığın. Soğuyan gecelerin. Ve geceleri bürüyen yıldızların. İki insanın sarılarak geçirdiği bu sarsıntı özü olmalı evrenin. Sonsuza dek varan, var eden, yaşatan, yaşamı ileri çağlara doğru devreden bu birleşme...
Sayfa 65
Yalnızca tutkunun ne olduğunu hiç bilmeyen insanlar, nadiren bu duyguyu tattıklarında, belki de bu kadar çığ gibi ani, kasırgaya benzer tutku patlamaları yaşıyorlar: O anda yaşanmamış yıllar, kullanılmamış güçlerin biriken öfkesiyle birlikte insanın göğsüne yumruk gibi iniyor.
Sayfa 60