İnanç aşk gibidir; zora gelmez. Bu yüzden devlet önlemleriyle onu bir yere sokmaya ya da orada yerleştirmeye kalkmak tehlikeli bir iştir. Çünkü nasıl ki aşkı zorlama çabası nefreti doğurursa, inancı zorla (benimsetme) girişimi de tam bir inançsızlıkla sonuçlanır. İnanç eğer teşvik edilmek isteniyorsa bu anca dolaylı ve dolayısıyla önceden gereğince yapılan hazırlıklar ile olabilir. Bu hazırlığın en başta gelen unsuru içinde gelişip boy atacağı verimli bir toprağın önceden hazırlanmasıdır; böyle bir toprak da cehalettir. Bu yüzde İngiltere’de çok eski zamanlardan günümüze kadar, halkın üçte ikisinin okuma yazma öğrenmemesi için her şey yapılmıştır; dolayısıyla bugün bu ülkede başka bir yerde boş yere arayacağımız kadar kör ve katı bir inanç egemendir.