10/10
·240 syf.··
2023 10. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2023 00:00
"Ulus" kavramının ezelden beri var olan doğal bir yapı olmadığını, 18. yüzyıl sonrası burjuvazinin pazar yaratma ihtiyacıyla icat edilmiş bir "ideoloji" olduğunu kanıtlayan Marksist bir tarih şaheseridir. Hobsbawm, milliyetçiliğin kökenindeki o kurgusal yapıyı, dilin, eğitimin ve medyanın ulus-devlet inşasındaki rolünü materyalist bir titizlikle ortaya koyar. Şovenizmin ve faşizmin ideolojik temellerini sarsan bu eser, işçi sınıfının neden ulusal değil enternasyonal bir bilince sahip olması gerektiğini teorik olarak temellendirir. Resmi tarih ve milliyetçilik masallarına karşı aşılmamış bir bilimsel silahtır.
1000Kitap
Milletler ve MilliyetçilikEric J. Hobsbawm · Ayrıntı Yayınları · 1993137 okunma
10/10
·384 syf.··
2020 35. kitabı
·
174 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2020 00:00
Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin resmi tarih yazımı doğrultusunda hazırlanmış, Marksizmin ikinci büyük kurucusunun yaşamını ve devrimci mücadelesini anlatan temel bir biyografi kitabıdır. Engels'in sadece Marx'ın gölgesinde bir finansör değil; tarih, felsefe, askerlik ve doğa bilimleri gibi devasa alanlarda teoriyi nasıl tek başına sırtladığını ve geliştirdiğini belgeleriyle ortaya koyar. Birinci Enternasyonal'in örgütlenmesinden, işçi sınıfı partilerinin inşasına kadar, devrimci pratiğin ve teorik önderliğin nasıl birleştiğinin en somut tarihsel örneğidir. Komünist bir kadronun adanmışlığını ve alçakgönüllülüğünü öğrenmek için her militanın başucunda bulunması gereken bir eserdir.
1000Kitap
Friedrich Engels BiyografiFriedrich Engels · Sorun Yayınları · 199710 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·414 syf.··
2018 54. kitabı
·
306 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2018 00:00
Faşizmi sadece "kötü adamların" (Hitler, Mussolini) psikopatolojisi veya geçici bir anomali olarak değil; emperyalist kriz dönemlerinde tekelci burjuvazinin kitle desteği bularak kurduğu özgül bir kapitalist devlet biçimi olarak analiz eden başyapıt. Poulantzas, Komünist Enternasyonal'in faşizm konusundaki mekanik ve hatalı tahlillerini (sosyal faşizm teorisini vb.) cesurca eleştirirken, devletin göreli özerkliğini ve karmaşık sınıf ittifaklarını inceler. Küçük burjuvazinin ve lümpen proletaryanın seferber edilmesiyle yükselen bu karşı-devrimci dalganın, işçi sınıfının stratejik hatalarından nasıl beslendiğini tarihsel örneklerle kanıtlar. Bugün dünya genelinde yeniden yükselişe geçen aşırı sağ ve otoriterleşme eğilimlerini doğru okumak için güncelliğini koruyan, aşılmaz bir teorik cephaneliktir.
1000Kitap
Faşizm ve DiktatörlükNicos Poulantzas · İletişim Yayınları · 200414 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 02:32
Bakunin Anarsist kuramin en atesli savunucusu ve bu kuramin en onemli gelen temsilcilerinden ayrica Mihail Bakunin (1814-1876), kolektivist anarşizmin kurucusu ve en önemli temsilcilerinden sayılan Rus devrimci, düşünür ve eylemciydi. Karl Marx'ın devletçi sosyalizm anlayışına karşı çıkarak otorite, devlet ve din karşıtı "özgürlükçü sosyalizm" fikrini savunan, anarşizmin babalarından biri olarak bilinen etkili bir figürdür Cunku Karl marx"in marksist doktrininde proleterya iktidarligi komunist kuramin en son asamasi ve bu gercekte eger proleterya iktidari gerceklestigi zaman kaldi ki Bakunin olumunden sadece 2 sene sonrasinda Joseph Stalin doguyor ve 1920 lerden 1953 lere Stalin Sovyetler Birligini yonettigi donemde Proleterya iktidarina mensup kisiler isci sinifina karsi baskici rejim uyguluyordu. Bakunin stalin dogduktan sonra mezarindan cikip "Ben size demistim aslinda devletci sosyalizm eninde sonunda baskici bir dikta rejimine donusecekti ve oldu " deseydi belki de proleterya diktatorlugu elestiriye maruz kalabilecekti zaten kaldi ki bu kuram karmasasi sovyetler birliginin ve devletci sosyalizmin yikilmasina sebeb oldu. Bakunin Anarsizm kuramin efendi ve kole diyalektiginde,efendi mutlak otorite yerde ve goktedir. Biri yerde olan "Devlet" digeri ise gokte olan " Tanri"dir. Ikisinin de mutlak otoritesi asla sarsilamaz ve sorgulamaz niteliktedir. ve yerdeki mutlak otorite olan "Devlet" mutlak otoritesinin gucunu Yukardan " Tanri´dan" alir. Devlet Tanri ve din olgusu ile halklarin uzerinde mutlak otorite kurararak onlari kolelestirir. Koleler ise efendilerinin asla sozunden cikamayacaklari ve onlara sonsuz biat ve itaat edeceklerinden dolayi Devletin gucu asla sorgulanamaz ve degistirilemez. Bu anlamda Sozde demokrasi ile halk yiginlarina verilecek olan secme
Bakunin
Tanrı ve DevletMihail Bakunin · Öteki Yayınevi · 2016573 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 66. kitabı
Gül yüzünde göreli zülf-i semen-say gönül Kara sevdâya yeler bî-ser ü bî-pay gönül Dimedim mi sana dolanma ana hay gönül Vay gönül vay bu gönül vay gönül ey vay gönül Günümüz Türkçesi Gül gibi yüzünde yasemin saçlarını görür görmez, ey gönül, Başı sonu olmayan bir kara sevdaya kapılıp savruldun. Sana “oraya girme, dolanma o ateşin etrafında” demedim mi gönül? Ah gönül… vah bu gönül, ey gönül, yazık bu gönüle.
Mehteran Bölüğüyle EnternasyonalCihan Oğuz · Yasakmeyve Yayınları · 20143 okunma
8/10
·320 syf.··
2020 3. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2020 00:00
1920'lerin o çalkantılı atmosferinde, Ekim Devrimi'nin rüzgarıyla şekillenen enternasyonal siyaseti ve Anadolu'daki Milli Mücadele'nin Sovyetler ile kurduğu taktiksel ilişkiyi inceleyen önemli bir çalışmadır. Okuyan, Komintern'in Ankara hükümetine yaklaşımını ve Mustafa Suphilerin trajik sonuna giden süreci, dönemin Berlin ve Varşova'daki güç dengeleriyle birlikte ele alıyor. Resmi tarihin gizlediği veya çarpıttığı Türk-Sovyet ilişkilerinin sınıfsal ve pragmatik doğasını anlamak açısından ufuk açıcı veriler sunuyor. Komünist hareketin kendi bağımsız hattını kurma sancılarını ve burjuvaziyle ittifakın sınırlarını görmek için okunmalıdır.
1000Kitap
Devrimin GölgesindeKemal Okuyan · Yazılama Yayınevi · 201964 okunma