Hüseyin Rahmi’nin Efsuncu Baba’sı; oldukça kısa, olay örgüsünün sonunu fazlaca belli eden ama okuması son derece keyifli ve komik bir metin. Yapıttaki betimleme ve içsel düşünce akışının asgari düzeyde tutulup diyalogların bu denli baskın kılınması, bende bir an roman değil de adeta bir tiyatro metni okuyormuşum şüphesi uyandırdı; nitekim eser bu haliyle sahneye uyarlanmaya fazlasıyla müsait bir yapı sergiliyor. Gerçi Hüseyin Rahmi’nin anlatı evreninde bu tarz hareketli ve diyalog odaklı bir üsluba meyyal olduğu bilinir, fakat bu eserde söz konusu teknik özelliklerin çok daha radikal biçimde öne çıktığını düşünüyorum.
Yazarın İttihatçılara yönelik mesafeli duruşu malum bir meseleyken, buradaki (Hayalperest) Enver Paşa hicvini, hiçbir gerçekliği olmayan tılsımlara ve batıl inançlara takıntılı bir meczup olan "Enverî" karakteri üzerinden bu kadar sarih şekilde kurması oldukça dikkat çekici. Eserin yayımlandığı 1924 yılı göz önüne alındığında, bu eleştirinin kronolojik olarak biraz gecikmiş bir hesaplaşma olduğu hissine kapılsam da mutlakiyet ve meşrutiyet gibi köklü kırılmaları bizzat tecrübe etmiş bir aydının şahsi tanıklıklarını, dönemin zihniyet dünyasını anlamak adına tarihsel açıdan çok kıymetli buluyorum.