Bir inanç tarafından ele geçirilip onu ötekilere iletmeye çalışmayan insan, selâmet saplantısının hayatı soluksuz bıraktığı bir yer olan yeryüzüne yabancı bir olaydır.
Düşüş, bir doğrunun peşine takılma ve onu bulmuş olmaktan emin olma değilse; bir dogma için duyulan tutku, bir dogmanın içine yerleşme değilse nedir? Bundan fanatizm doğar - insana İşgörür olma peygamberlik yapma ve terör zevkini veren temel unsur - o lirik cüzzam aracılığıyla ruhlara bulaşır, boyun eğdirir, onları ezer ya da taşkınlaştırır... Bunun elinden bir tek kuşkucular kurtulur, çünkü hiçbir şey önermezler, çünkü - insanlığın hakiki velinimetleri olan onlar- tarafgirlikleri yok eder ve içlerindeki sayıklamayı tahlil ederler.
Fikirlerin birbirinin yerine geçebildiğini kabullenmemekte ısrar edilince kan akar... Kesin kararların altından bir hançer yükselir, alevli gözler cinayetin habercisidir.