Dünyaya uyum sağlayamadığını hissetmek seni şaşırtmıyordu da dünyanın, içinde yabancı gibi yaşayan birini yaratmış olmasına şaşıyordun. Bitkiler intihar eder mi? Hayvanlar umutsuzluktan ölür mü? Onlar ya işler ya yok olurlar. Sen belki de evrimin zayıf halkası, kaza sonucu ortaya çıkmış bir iziydin. Bir daha canlanmamaya yazgılı, geçici bir anomaliydin.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Baban başkalarına sert davranırdı. Annense başkalarının acılarını paylaşırdı. Günün birinde, sana kalan o sertliği kendine yönelttin. Baban gibi çektiren de, annen gibi çeken de sen oldun.
Çıkışta insanlar birbirlerine bakamıyordu, kendilerini suçlu hissediyorlarmış gibi. Neden suçlu hissedeceklerdi ki? Annen, başı önünde, üvey babanın koluna yaslanmış, ağır ağır yürüyordu. Babansa, geride duruyor, kendini herkesten suçlu hissediyordu. Ama gerçekte içindeki suçluluk duygusuyla seni son kez aşağılamıştı: Kendini sorumlu kılarak, kendine mal ediyordu senin ölümünü.