Puan vermedi·240 syf.··
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 16:46
Epepe ~ Ferenc Karinthy Merhaba sevgili kitapseverler; Bazen birçok dil bilseniz de, tek bir kelimesini bile anlamadığınız bir kalabalığın içinde yapayalnız kalabilirsiniz. Epepe (Metropole)tam da bu modern kâbusun kalbine dokunuyor. İşte bu sarsıcı "iletişim distopyası"ndan süzülenler: Kahramanımız Budai bir dilbilimcidir; düzinelerce dilin gramerini, kökenini ve matematiğini bilir. Ancak kendini yanlış bir şehirde bulduğunda, o devasa entelektüel birikimi bir bardak su istemeye bile yetmez. Bilginin en yüksek olduğu noktada, iletişimin en düşük seviyesine düşer. Yazar bize şunu sorar: Bildiklerimiz bizi gerçekten birbirimize bağlar mı, yoksa sadece kendi zihnimizin labirentinde mi tutar? Epepe kelimesi aslında hiçbir dilde karşılığı olmayan, sadece ritmik bir ses yığınıdır. Bugün her yerden üzerimize yağan bildirimler, bitmek bilmeyen konuşmalar ve sosyal medya akışları aslında birer "Epepe"den ibaret. Gürültü Çağı. Bilginin bittiği yerde, anlamın boşluğunu gürültü doldurur. Budai’nin etrafı milyonlarca insanla çevrilidir. Her yer sıradır, her yer ses doludur. Ama bu kalabalık sadece bir yığındır. İnsanlar birbirinin içindeki o gizli sessizliğe (Susanna Clarke’ın Piranesi'de anlatmaya çalıştığım o oda) ulaşamazlar; çünkü dışarıdaki gürültü buna izin vermez. Eğer Piranesi'nde "Ev" bir sığınaksa, Epepe'de şehir bir hapishanedir. Ve bu hapishanenin parmaklıkları demirden değil, anlaşılmayan kelimelerden inşa edilmiştir. İki insan arasındaki en uzak mesafe kilometreler değil, aynı dili konuşup birbirini duymamaktır. Bu kitabı okurken sadece Budai'nin çaresizliğini değil, kendi gürültülü yalnızlığınızıda hissedeceksiniz. Sizce de günümüzde bilgi arttıkça birbirimizi anlama kapasitemiz azalıyor mu? Yoksa biz sadece "Epepe" demeyi mi öğrendik? Herkese keyifli okumalar
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023231 okunma
10/10
·232 syf.·
2025 76. kitabı
Merhaba sevgili okur Jamie Smart’ın Tavşancık ve Maymun serisinin 4. kitabının yorumu ile karşınızdayım. Çok eğlenceli çok enerjik ve çok komik bir eser olan bu kitapta neler yok ki Yaramaz Maymun'un kendini "Ormanın Kralı" ilan etmesi, Tavşancık, Minnak, Pinki ve Kokuri'nin absürt maceraları, dondurma canavarları, robotlar, ışın tabancaları, çılgın icatlar ve bitmeyen kahkahaOkumayı eğlenceli hale getiren, hayal gücünü coşturan, mizah anlayışını geliştiren hatta arkadaşlık ve dayanışma değerlerini kahkaha dolu bir şekilde anlatan bu seriyi herkese tavsiye ediyorum
Tavşancık Maymun’a KarşıJamie Smart · The Kitap Yayınları · 202568 okunma
Reklam
Puan vermedi·240 syf.··
2025 6. kitabı
Bir kaybolma hikayesi... Zaman zaman kendini kaybolmuş hisseden birileri için hoş bir metaforik anlatım. Kitabın başından sonuna kadar Budainin kaybolmuşluğunun yarattığı rahatsızlığı hep hissettim. Bir iç sıkıntısı eşliğinde okudum. Anlaşılmamak, derdini anlatamamak kalabalıklar içinde tek bir insanın bile sana vakit ayırmaması tüm gün oradan oradan yığınlar ile hareket etmek, her yerde sıra beklemek yemek için otel için sinema için, bir istatistikten ibaret olmak. Metropollerde yaşayan karın tokluğuna çalışan aşağılanan kimsenin dönüp bakmadığı sokak ortasında ölse belki günlerce fark edilmeyecek tüm mültecilerin ve göçmenlerin hikayesiydi bana göre.
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023231 okunma
Okunması gereken hoş bir kitap.
7/10
·240 syf.··
2025 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2025 20:45
Budai'nin bir dilbilimci olması, romanın sadece konusu değil, yapısı için de kritik bir tercih. Çünkü o, mesleği gereği dilleri çözen, yapıları analiz eden, sözcüklerin ardındaki düzeni arayan biridir. Ancak tam da bu yeteneği, bu düzene olan inancı Epepe dünyasında işe yaramaz hale gelir. Bildiği hiçbir kural çalışmaz. Hiçbir alfabe, hiçbir ses dizisi tanıdık değildir. Bu, yalnızca bir yabancılaşma değil; aynı zamanda bilginin çöküşüdür. Dilbilimci olan Budai’nin hiçbir dili çözememesi, iletişimin teknik değil, varoluşsal bir şey olduğunu gösterir. İnsanı insan yapanın bilgi değil, karşılıklılık olduğu; bir bakış, bir yanıt, bir yankı olmadan tüm kelimelerin anlamsızlaştığı anlatılır. Budai ne kadar uzman olursa olsun, anlam artık onun dışında üretilmektedir. Ve bu, modern bireyin akla, bilgiye, rasyonaliteye yüklediği güvenin kırılmasıdır.
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023231 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2025 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2025 12:32
İsmi ilginç gelip okuduğum bir kitap daha, adından ilginç bir konu olacağı belliydi. 1984, Fahrenheit, Hayvan Çiftliği gibi kitapları sevdiyseniz kesinlikle okumalısınız. Ne anlatıyor, evet bir distopya düşünün içinden çıkamadığınız labirent gibi bir zaman/ülke/algılama tanımlanması zor bir yaşantı. Kahramanımız kendini bir iş için çıktığı uçak yolculuğunun sonunda bu ülkede buluyor ve başlıyor karabasan.Ne dili belli, ne yasaları ,ne de sosyal kuralları...Merakla ne bu?dedirterek okutan bir anlatım, ancak sürekli aynı şeylerin tekrarlanması beni biraz sıktı.Gerçi eserin bizi sokmaya çalıştığı ruh hali tam da buydu sanırım bu yüzden bu durumu eleştirmemem lazım,amacına ulaştı Listenize alın, okuyun efendim , pişman olmazsınız ,bol okumalı günler herkese...
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023231 okunma
Puan vermedi
Romanımızın baş kahramanı bir dil bilimci dir. Bir kongre için seyahat ederken kendini birden bir yanlışlık sonucu başka bir ülkede bulur. Nerede olduğunu bilmemektedir. Ülkede konuştuğu dil ile ilgili en ufak bir bilgisi yoktur. Mahsur kaldığı yerde, bulabildiği tüm ip uçlarını toplamaya çalışır. Mesleği gereği dili çözmeye öğrenmeye çalışır ancak bir sonuç alamaz. Pasaportu otel tarafından alınmıştır. Kısıtlı parası da gitgide azalmaktadır. Bir çıkış yolu bulmak için en gerekli şeyden yoksundur. O da birileri ile iletişim kurabilmek. Ancak dil sorununu çözemeyen kahramanımız kendi başının çaresine bakmaya, hayatta kalmaya, ayak uydurmaya ve para kazanmaya çalışır. Kurgu olarak güzel bir düşünce. Tabii mantığa dayanmayacak şeyler de yok değil. Yani dil olmadan da çözülebilecek bin türlü yol yordam var tabii. Hastaneye düşmesi, bilerek suç işleyip polislerden yardım istemesi de bir sonuç vermemiştir kahramanımıza. İnancını kaybeden dilbilimcimiz, halka karışır , kendine ait bir hayat yaşamaya başlar, otelden bir asansör görevlisi kadın ile bir iletişime geçer. Bir de elinde "tiyatro yaşamı" isimli bir dergi tutan bir adam ile karşılaşır ancak kalabalıktan ötürü adam ile irtibata geçemez ve o adamı her yerde aramaları da boşa gider. Bu detay ile biraz da entelektüellerin sosyal hayattaki, anlaşılmazlıkları ve yalnızlıkları da vurgulanmış sanki. Sanatı, yaşantıları, insan ilişkileri ve hatta siyasi hayatlarına ait epey geniş bir yer verilmiş romanda. Başta bu detaylar ve gözlemler biraz uzun ve gereksiz gibi gelse de romanın finalindeki siyası ayaklanma sırasında neredeyse fark ediyoruz ki bilinmeyen dilde söylenenleri biz de anlamaya başlıyoruz. O kadar çok o şehirde dolanıyor ve o şehirle ilgili o kadar çok bilgi alıyoruz ki roman sonuna doğru sanki biz de o dili
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023231 okunma
Reklam
Reklam