Alper

Alper
burası benim bahçem gül de var dikende nereye bakacağınızdadır hikmet.
Matematik Öğretmeni/MEB
Dokuz Eylul Ünversitesi ~ Gazi Üniversitesi
IZMIR, 1994
48 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
ünvan ve statüler, eleştirel düşünce olmadığı yerlerde propagandanın etkisini arttırır. yine bunlar otoriteyi besler. insanlar gördüklerine güvenemez hale gelir.. kral çıplak..
Alıntı

Eray C.

@ErayC_15
·
Zarfa değil mazrufa bakın.
İnsanların, üniformalar ile unvanları, kişilere yetki veren kaliteler olarak kabul etmeleri kendiliğinden gerçekleşmemiştir. Otoriteyi ellerinde tutanlar ve bundan yararlanan çevreler, insanları bu kurgusal yanıltmacaya inandırarak, onların gerçekçi ve eleştirel düşüncelerinin uyutulmasına ve zayıflatılmasına çalışmışlardır. Her düşünen insan, eleştirel düşünce gücünü zedeleyen, şaşkınlaştırıcı klişe fikirlere zorlayan ve kişileri kendine esir alan propaganda yöntemlerini iyi bilir. Bazen bu propaganda öylesine güçlenir ki, insan, gözüyle gördüklerine ve kendi düşüncesi ile vardığı yargılarına bile inanamaz olur. Yaratılan bu yapay gerçeklik giderek özdeki gerçekliğin üzerini örter ve onu kavranılmaz kılar.
Sayfa 64 - Say Yayınları, 10.Baskı, 2024·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
otorite ünvalardan statülerden beslenir. kral çıplak demek zorlaşır.
Alıntı

Amine

@Aminepage
·
İnsanların,üniformalar ile ünvanları, kişilere yetki veren kaliteler olarak kabul etmeleri kendiliğinden gerçekleşmiştir. Otoriteyi ellerinde tutanlar ve bundan yararlanan çevreler, insanları bu kurgusal yanıltmacaya inandırarak, onların gerçekçi ve eleştirel düşüncelerinin uyutulmasına ve zayıflatılmasına çalışmışlardır.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
Ucuz ve sanattan uzak bir roman okumak, gündüz hayal gormekten farklı degildir. Boyle bir kitap, okurda hicbir üretici tepki dogurmaz. Tıpkı boş bir televizyon program seyrederken, düşünülmeden atıştırılan çerezler gibi bu roman da öylesine “yutulur”. Ama örneğin Balzac’in bir romanını üretici olarak, icsel bir katilma ile yani “olmak” ilkesini harekete gecirerek okuruz. Ancak cogu kez böyle degerli romanlar bile, tüketim toplumlarinda, “sahip olmak” yönlenisi ile okunmaktadirlar. Meraki uyanmis olan okuyucu, kahramanin ölüp ölmediğini veya genc kizin o adama aşık olup olmadigini ögrenmek istemektedir. Roman bu aşamada, onu heyecanlandiran, mutlu ya da acili sonu ile de rahatlamasini saglayan bir araç gorevindedir. Sonucu ögrendiginde, bütün öykü sanki anilarinda yeniden canlaniyo rmuşcasina, onundur artik. Ama bu romanin okunmasi ile okuyucu yeni bir bilgi edinememis, insan hakkindaki görüşleri de pek derinlesmemistir. Belki kendini romanin kahramani ile özdeşleştirmesi nedeniyle, kendisi hakkinda bir seyler öğrenebilmiştir, hepsi o kadar.
Sayfa 59·Kitabı okuyor
Alıntı
“Olmak” bicimli bir davranis bicimine sahip olan bir insan ise, bir konuşma ya da sohbet icin, hiçbir seyi önceden hazirlamaz ve kendini çeşitli biçimlerde pohpohlamaya gerek duymaz. Onun yaptigi, olayin içinde spontan (kendiliginden) ve üretici bir bicimde davranip tepki göstermektir. Boyle bir kisi, bilgilerini, toplumdaki yerini unutmustur. Kendi benligi kendisine bir engel oluşturmadığı icin de, başkalarına gercekten ilgi duyup onlarin fikirlerine değer verebilecektir. Korkuyla bazı şeylere bağlı ve onlara kısıtlı kalmadığı için de, her an yeni fikirlere açıktır, yeni düşüncelerin gelismesine katkıda bulunabilir.
Sayfa 58·Kitabı okuyor
Alıntı
zehri zehir yapan dozudur
Marx ile Engels burada, ismin fiil olarak kullanilmasinin, nasil yanlislıklara yol agabilecegini vurguluyorlar. Boyle yapildiginda, sevmek eyleminin bir soyutlamasi olan “sevgi” ismi, insandan ayrilmis oluyor. Bunun sonucu olarak seven insan, sevginin insan haline dönüşüyor. Artik sevgi bir Tanrica, bir put olmustur adeta ve insan, sevgisini ona yansitmaktadir. Bu tür bir yabancılaşma sürecinde insan, sevgiyi yaşamaktan vazgecmistir. Kendi sevgi yetenekleri ile ilişkiye geçebilmesi, kendini tümüyle ask Tanrica’sina teslim etmesi sonucunda gerceklesebilecektir. Böylelikle insan, aktif ve duygulari olan bir kisi olmak yerine, kendine yabancilagmis ve putlara tapan bir kisilige bürünmektedir.
Sayfa 42·Kitabı okuyor
Alıntı