Birini kaybettikten sonra insanlar senin çarçabuk hayatına devam edebilmeni bekliyor değil mi? Tuttuğun yas onları yorar. Bu yüzden sen de bu konuda konuşmayı bırakırsın çünkü kimseyi sıkmak istemezsin. Ve sonra bir gün, herkes hayatına devam etmişken sen olduğun yerde nasıl kalakalmışsın merak ederek sessizce aynı yepyeni acıyı taşırken kendini mezarın başında yapayalnız dikilirken bulursun.
Burada, elimin içindeki eli, bizi cehennemin soğuk tiktaklarından ayıran tek gerçeklikti. Elini ovduğumda içini çekmişti; bu bir anlam değil miydi? Tutunabileceğimiz bir şey değil miydi? Onunla beraber olabilirdim. Başka bir ilişki kuramazdım, ama belki de elimin içindeki eli yeterliydi, yeterli ve gerekli.