Sekoya ağacının kabuğu ateş geçirmezmiş. Sekoya ormanında yangınlar, ağaçların içinde olup bitermiş
Şebnem, alevleri görmezden gelerek yangını söndüremeyiz.
19. yüzyıl boyunca birçok cerrah, bir hayvan üzerinde operasyon yapmadan önce alışılmış bir biçimde ses tellerini kestiler. Bunu, deney sırasında hayvanlar ses çıkarmasın diye yaptılar. Deneyi yapanlar ses tellerini keserek aynı zamanda gerçeği yadsıdılar -sessiz bir hayvanın acı çekmediğini varsaydılar- ve bunu kendileri doğruluğunu kabul ettikleri bilgileriyle doğruladılar. Hayvanın çığlıkları onlara zaten bildikleri bir şeyi, karşılarındaki yaratığın bilinçli, hisseden ve operasyon sırasında eziyet edilmiş bir varlık olduğunu anlatacaktı.
Theseus'un Gemisi paradoksunu bilirsiniz. Theseus, gemisine bakım yaptıkça, bazı tahtaları söküp yeniliyor. Yıllar geçtikçe, geminin bütün tahtaları değişiyor. Theseus, eski tahtaları çöpe atmıyor. Onlardan da yavaş yavaş bir gemi yapıyor. Eski gemi yeniden inşa edilince, ortaya iki gemi çıkıyor. Bunlardan hangisi, Theseus'un asıl gemisidir?
Dostlarımız, biz değiştikçe eski tahtalarımızı tekrar bir araya getirirler. Düşmanlarımız yeni bizi yok etmeye çalışırken, dostlarımız eski bize sımsıkı sarılırlar. Her ikisinin temel vasfı, kim isek o olmamıza asla rıza göstermemeleridir. Biz de dosta düşmana karşı aynı insanlık dışı misyonu üstleniriz.