Atatürk, genç kızı övdükten sonra, "Napolêon, ülkesiyle başladığı işi kendisiyle bitirdi," diye özetledi. Sakarya'da kazandığı zaferin, Austerlitz'le kıyaslanmasından hoşlanmasa da, Napolêon'u bir general olarak çok beğenirdi. Yalnız, kendi ihtirası yüzünden, Fransa'nın milli çıkarlarından çok, dünyayı zapt etmeye değer vermiş olduğu söylerdi. Napolêon'un, ülkesinin iç huzuru zararına olarak giriştiği Moskova seferini, Osmanlıların Viyana'ya saldırısına benzetirdi. Napolêon, programının ne olduğu sorulunca, "Sadece burnumun doğrusuna giderim; ilerleyişim bu gidişimin sonucudur," diye karşılık vermişti. Atatürk, bunu, "Sadece burnunun doğrusuna gidenler, kafalarını, Saint-Helena kayasına çarparlar," diye yorumlardı. Napolêon kendisini, denetimi altına almak istediği olayların akışına kaptırmış; bunun sonucunda, demokrasi altmış yıl geriye atılmıştı.