Hiçbir insan bir ada değildir, tek başına bir bütün değildir; her insan kıtanın bir parçası, anakaranın bir bölümüdür… Bu yüzden çanlar kimin için çalıyor diye sorma; onlar senin için çalıyor.
Çoğunluk içinde azınlık kalmak gibi dimağlarımızda bir tat bırakır. Çünkü hemingway aslında romanın kahramanı üzerinden o yalnızlığı korkuyu yıkılmayı ama yinede kalkmayı mücadeleyi anlatır. Ne olursa olsun ispanyada bir savaş bile olsa domino etkisi gibi toplumum her katmanını etkileyen şehir şehir ülke ülke büyüyen acıları anlatır. Kahramanımız her ne kadar korkusuz gibi görünsede hassas yüreği yüzünden aslında sürekli korkmaktadır. Tabi ki en büyük korkusu aşk ! O da bi dağ başı yalnızlığında başına gelmiştir. Kayaların arasında sırtına taşlar batarken uyumaya çalışmanın en güzel yanı ise kahramanımızın karanlık bir gecede gökteki yıldızları seyretmesini hissettim. İşte yazarın bu olay örgüsü içinde çok ciddi okuyucuyu yakalayan dili ve kurgusu sizi hikayede bir yan rol yapıyor belkide …