Monarşi’ye Türkiye’de “krallık” denmesi yaygındır. Ancak hükümdar kraldan başka bir unvan da taşıyabilir( imparator, prens, düka, emir=bey, şeyh, 1815’ten önce kont vs.). Krallık, sadece devlet başkanının kral unvanının taşıdığı monarşilere denir, mesela Japonya’ya krallık denemez, zira hükümdarın unvanı imparatordur.
Türkiye’de (krallık=demokrasi karşıtlığı) manasında kullanım yaygındır. Burada kral, diktatör manasında kullanılıyor ki Batı dillerinde böyle bir mana yoktur. Mutlak krallıklar kastediliyorsa da, Avrupa’da artık mutlak krallık kalmamıştır, Asya ve Afrika’da vardır. Bir krallık mükemmel demokrasi olabilir.
O halde demokrasi ne demek? Milli iradeye, hür seçime bağlı rejimdir. Cumhuriyet şeklinde veya monarşi şeklinde olabilir. Halkın yöneticilerini serbest seçimle seçmesi, askerin ve yargının politikaya karışmaması, mutlaka muhalefet partisinin bulunması gerekir.
Devlet başkanının seçimle veya zorbalıkla devletin başına geçtiği yönetim sistemi, devlet rejimi. Şöyle de tarif edilebilir: Devlet başkanlığının irsî (aynı aileden), bir hanedandan gelmediği devlet şekli. Monarşinin zıddı.
Kelime manasıyla “halk idaresi” şeklinde anlaşılarak bizde demokrasi yerine kullanılmış, “cumhuriyet = demokrasi” ve “krallık veya monarşi = diktatörlük, demokrasinin zıddı” manaları verilmiştir.
Sovyet imparatorluğunun ve onun minyatürü Yugoslavya’nın dağılması pek çok yeni devlet doğurdu. (...) Önümüzdeki dönemlerde mutlaka başka coğrafyalarda yeni ayrışmalar olacaktır. Amerika’nın Asya’ya müdahalesinin devlet sınırlarını değiştireceğini söylemek için fütürolog olmak bile gerekmez.