kibrit kutusu kadar bir dünyam var,
karıncalar kadar kalabalık değil çevrem.
çok tanıdığım insan var,
ama pek arkadaşım yok!
huzuru çokta, mutluluğu fazlada aramadan,
kimsenin, hiç bir şeyin eksikliğini duymadan,
sade ve basit yaşıyorum.
ihtiyacım olanlarla değil,
katkım olanlarla beraberim.
sahip olduğum az bir eşya,
hayatımda olan bir kaç kişiyle,
sıradan bir hayatım var.
hayatımda ki en kıymetli şeyler,
beni sevenler değil benim sevdiklerim,
benim tercih ettiklerimdir.
Çünkü sevildiğinden asla emin olamıyor insan,
onun için benim SEVDİKLERİM,
benim hayatımın en PAHA BİÇİLMEZLERİ,
en değerlileridir.
sizi dünyalara değişmen,
iyi ki benimlesiniz!
erbil
vardı yoktu, yoktu muştu,
muştu derken,
sürpriz kuş oldu uçtu!
iridi şişti, patladı,
büyük bir muştuluk,
küçük bir akne yara oldu!
telkin, güven diledi,
dilendi,
diretti şüphe uyandı!
davaydı, emirdi,
nastı, emareydi, bilirkişiydi,
sonuç ne oldu!
ilkeler, ideolojiler,
yalan oldu,
herkes pir, herkes abdal oldu!
erbil
her şey güzel,
herkes iyi olmak zorunda değil.
ödenecekse bir bedel,
cehennem de var, bunu bil!
hak hukuk,
adalet ve eşitlik mecbur değil,
taht, altın koltuk,
hiç bir makam kalıcı değil!
her şey yalan,
hiç bir şey mükemmel değil,
bu gün yüce, hükümdarım sanan,
yarın çulsuz sersefil!
herkes iyi,
harika ve kusursuz değil,
bir çokları kötü, çirkin ve adi,
dünya hiçte adil değil!
erbil