Nereye aitim? Hatta bir yere ait miyim?
Hiç sordunuz mu bunları kendinize, bir cevap alabildiniz mi kendinizden?
Hiç doğduğunuz eve, doğduğunuz şehre, sizi "doğuranlara" yabancılık çektiniz mi mesela?
Özdeşleştirebildiniz mi kendinizi bir şeylerle, birileriyle?
Cevabınız yok mu? Yoksa hiç düşünmemiş miydiniz zaten?
Ha bir de cevabımız olmalı mı ki? Biz bu dünyada bir yere ait olabilir miyiz?
youtu.be/sX7fd8uQles
Martı Jonathan Livingston’dan değil, Küçük Prens’ten yanayım.
İkisi bambaşka şeylerdir.
Çünkü;
-Martı Jonathan Livingston kariyeristtir, Küçük Prens anti-kariyeristtir.
-Martı Jonathan Livingston sinekten yağ çıkartmayı önerir bir bakıma, Küçük Prens sineklerin yağ gibi süzüldüğünü görmemizi ister.
-Martı Jonathan Livingston yeterince çalışırsak, hepimizin Ninja olabileceğini söyler, Küçük Prens sen böyle güzelsin bayım der.
-Küçük Prens, Martı Jonathan Livignston’la karşılaşsaydı, şahin gibi uçmana gerek yok, martısın sen martı kal derdi…
-Martı Jonathan Livingston kişisel gelişim kitabıdır, Küçük Prens kişi olma kitabıdır.
-Martı Jonathan Livingston varolmak için gayret etmelisin der, Küçük Prens varolmak için hayret etmelisin der.
-Martı yoldur, Küçük Prens yoldaştır.
İzdiham Dergisi