Tutunamayan Bir Mühendis

Tutunamayan Bir Mühendis
Sinefil ve Bibliyofil
Benim de...
Öyle büyük umutlarım olmadı benim, büyük düşlerim, özlemlerim, büyük beklentilerim olmadı. Koşullarım beni oluşturdu ben acılarımı buldum. Herkes gibi yaşasaydım eğer, yaşamı onlar gibi görebilseydim çarşılar yeterdi avutmaya beni. Bir gömlek, bir ayakkabı, bir elbise; bir yemek lokantalarda; televizyon, halı, masa ve daha nice eşya yeterdi yalnızlığı örtmeye, kendimi göstermeye, varolmaya, 'dar çevre yitikleri'nde önem kazanmaya...
Reklam
Hiçbirimiz tarihimizden kaçamayız. Elbette onu geride bırakabiliriz, ama o her koşulda orada durur. Bununla birlikte, eğer bu işlerin üstesinden kendiniz için gelirseniz öfke ile aranızda bir köprü kurabilirsiniz ve sonunda her şey sükunete kavuşup iyiye ulaşır. Mükemmel olmaz, ama idare eder. Ilerleyebilirsiniz. Şarapnel öfkesinin miyadı dolar. Her defasında onunla daha iyi başa çıkabilirsiniz. Bir kadın aynı zamanda hem öfkeli, hem de yüce gönüllü olabileceğini unutmaz. Öfke böbrek taşına benzemez. Yeterince uzun bir süre beklerseniz düşmez. Hayır hayır. Doğru hareketi yapmalısınız. O zaman geçip gider ve hayatınızda daha fazla yaratıcılık olur.
Sayfa 395·Kitabı okuyor
Demek ki, elimizden daha başka ne geleceğini bilmediğimizde dağa gitmek iyidir. Hakkında pek bir şey bilmediğimiz arayışlar bizi kendine çektiğinde, bu hayatı yaratır ve ruhu geliştirir. Bilinmeyen dağa tırmanmakla, içgüdüsel psiseye ve onun yetenekli oldugu yaratıcı eylemlere dair gerçek bilgiyi kazanırız; zaten hedefimiz de budur. Öğrenmek herkes için farklı bir şekilde gerçekleşir. Ama vahşi bilinçdışından çıkan ve döngüsel olan içgüdüsel bakış açısı hayatı, hayatımızı anlamlı kılan tek bakış açısı olmaya başlar. Daha sonra ne yapılacağı konusunda bizi şaşmaz bir sekilde bilgilendirir. Bizi özgürleştirecek olan bu süreci nerede bulabiliriz peki? Elbette dağda.
Sayfa 390·Kitabı okuyor
Öfke, iyi bir şeyin ortaya çıkabileceğine dair güvenimizi aşındırır. Umut etmek için bir şeyler olmalıdır. Ve umudun yitirilmesinin ardında genellikle öfke vardır; kızgınlığın ardında acı; acının ardında ise bazen yakın zamanlarda yaşanmış, ama çoğunlukla uzun süre önce meydana gelmiş şu ya da bu türden bir eziyet yatar.
Sayfa 387·Kitabı okuyor
Gülme, kadın cinselliğinin gizli tarafıdır; fizikseldir, temeldir, tutkuludur, hayat vericidir ve bu yüzden uyarıcıdır. Jenital uyarılma gibi bir hedefi olmayan bir cinsellik türüdür. Sadece o an için, bir sevincin cinselliğidir; özgürce uçan, yaşayıp ölen ve kendi enerjisiyle yeniden yaşayan hakiki ve şehevi bir sevgidir. Kutsaldır çünkü fazlasıyla iyileştiricidir. Şehevidir çünkü bedeni ve onun duygularını uyandırır. Cinseldir çünkü heyecan vericidir ve haz dalgalarına neden olur. Tek boyutlu değildir, çünkü gülme, insanın kendisi kadar başkalarıyla da paylaştığı bir şeydir. Bir kadının en vahşi cinselliğidir.
Sayfa 377·Kitabı okuyor
Reklam