en pürüzsüz hayalim, hayalimin tam kucağında
yünün dokunması gibi yazgıma dokunuyorsun, dokun bana
çaresizliği, kıskaçları, yılgınlıkları örten
pembe fısıltıların bir battaniyedir içime kabul ettim;
şunca zamandır çizdiğim kavis
gök kuşağının sonuna çıkarmış meğer
yazmayı değil bestelemeyi öğrenmişim o sonsuz anda
kimliğimi tuttum sana göçtüm ben, topraklarına
ay yüzüne, şu alemde hiçbir can
hiçbir zaman yitmemiş gibi bakıyorum
o an kader sanki hiç kimseyi
hiç ağlatmamış gibi geliyor da
varlığınla sonsuz mevsimler
göz kırpıyor ocağıma
avuç avuç saadet var burada… ıpılık
okşanan düşlerim, çocuk ben avucundayız
iki safirinle sen; inandığım ve bana inanan bir hayal,
aşık bir ay.kendine uydurduğu kılıfla karşımda
ne gerçek umrumdadır artık
ne de ona alternatif bir rüya
ah benim içim dışım
takılma olur mu uçurtmalara, yakıcı şu coğrafyaya
ben dilemekten affımı istiyorum şimdilerde
çünkü sen varsın yanımda