Fakat, (eleştirilerden sonra) şahsen bana gücenmedi. (Suphi Paşa ile) Arkadaşlığımız devam etti. İşte Hilafet Ordusu'na buldukları komutan bu Suphi Paşadır.
Geziye çıkıyordum. İstasyonda çok kalabalık içinde karşılaştık. Kendisine ilk sorum şu oldu: "Paşam, niçin Hilafet Ordusu komutanlığını kabul ettin?" Suphi Paşa bir an duraksamadan, "Size yenilmek için" yanıtını verdi.
Efendiler, dış siyasetin en çok ilgilendiği ve dayandığı konu, devletin iç örgütüdür. Dış siyasetin iç örgüte uygun olması gerekir. Batı'da ve Doğu'da başka başka yaratılış, kültür ve isteklere sahip birbirinden farklı zıt unsurları içinde toplayan bir devletin iç örgütü, elbette temelsiz ve çürük olur. O halde dış siyaseti de esaslı ve sağlam olmaz. Böyle bir devletin iç örgütü özellikle ulusallıktan uzak olduğu gibi, siyasi görüşü de ulusal olamaz. Buna göre Osmanlı Devleti'nin siyaseti ulusal değil, fakat belirsiz ve kararsız idi.
Efendiler, bilirsiniz ki, hayat demek, mücadele ve çarpışma demektir. Hayatta başarı, mutlaka mücadelede başarıyla mümkündür. Bu da, manevi ve maddi kuvvete, güce dayanır bir durumdur.