Eren

Eren
@erenmutuoglu
Hangi kitabın kaçıncı sayfasındasın bilmiyorum ama seni bulana kadar okuyacağım.
Oğuz Atay, Tutunamayanlar’ı nasıl bir psikolojide yazdı? Selim neden intihar etti? Hayat mı zor geldi? İnsanlar mı ağır konuştu? Yaşadığı neydi? Yaşattıkları neydi? Neden sorusunu tersten okuyorum, neden oluyor? Niçin sorusunu tersten okuyorum, niçin oluyor? Bazı insanları Raskolnikov gibi baltayla öldürmek gerekiyor dediğimde, “Sen cani karakterlisin, psikolojik sorunların var,” diyorlar; ama taht uğruna kardeşlerini, çocuklarını boğduranı yere göğe sığdıramıyorlar. Söz konusu vatansa, gerisi teferruat deyip insan öldürüyorlar. Devlet kurmak, devlet yıkmak için kana susamış insanlar yetiştiriyorlar. Suç işleyene de, “Burası bir hukuk devletidir, neden bu suçu işledin?” diye ceza kesiyorlar. Güçlü suç işleyince, hukuğa gücünü gösteriyor; güçsüz suç işleyince hukuk, gücünü gösteriyor. İyi niyet ve samimiyet olmayınca, hangi din, hangi kitap, hangi kanun içimdeki yangını söndürebilir? Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar kitabı gibi hissediyorum kendimi; hem intihar ediyorum hem ölürüm diye çok korkuyorum. Bu hayatı anlamlı kılan bir şey yok benim düşünce lügatımda. Bakıyorum, görmüyorum; duyuyorum, işitmiyorum. Boş konuşuyor insanlar ve ben dinlemiyorum. Kendi hasetini bana aşılamak isteyen insanları dinlemediğim için kötüyüm, çok kötüyüm. Raskolun baltası kadar zalim, Raskolun vicdanı kadar merhametli, Selim’in intiharı kadar çaresiz... Tutunamayanlar gibi yarım bırakıldım; hem sende hem bende.
1000Kitap
Reklam
Kimsenin olmadığı yerde herkese anlatıyorsun derdini. Kapı, pencere kapanıyor; perdeler çekiliyor ve konuşuyorsun onlarla. Bir çare bulmak istiyorsun içinden çıkamadığın, ama tam içinde, ortasında olduğun meselelere kalabalığa karışınca nefes alamıyor, terliyorsun. Kalbin yerinden çıkacak, farkındayım. Elin ayağın birbirine dolaşıyor ve hata yapıyorsun. Sonra, “Ben bu hatayı nasıl yaparım?” diye tertemiz yeni bir derdin daha oluyor. Durup düşünüyorsun: “Nasıl bir günah işledim? Büyümü yaptılar? Beddua mı ettiler? Nazara mı geliyorum? Bak, gördün mü? Tertemiz yeni dertlerin daha oldu. Bütün mesele, içine bakmakta; seni yaralayan şeyleri kabul edip hepsini bir kenara bırakıp hayatına devam etmekte.” Peki ama sen bu kadar umursamaz biri misin? Umursamayışının bile dedikodusunu yapacak insanlar.. Bırakmayacak, Seyna, bırakmayacak. İnsanlar seni rahat bırakmayacak. Tam olarak burada sen, hepsini layık olduğu yerde bırakacaksın. Mesafeni koru, Seyna. İnsanlarla mesafeni koru; samimiyet saygıyı azaltır, zamanla bitirir. Saygının bittiği yerde sen bitersin.
1000Kitap
Kadınla erkek arasındaki aşkta her zaman bu aşkın doruk noktasına ulaştığı bir an vardır ve o anda bilinç, mantık ve şehvet diye bir şey kalmaz.
Sayfa 78 - LEV TOLSTOY- DİRİLİŞ·Kitabı okudu
Belki de bir kitabın bir sayfasında güzel bir cümlesin diye okuyorum bütün kitapları. Gel gör ki, bu beni hiç mutlu etmiyor. Başkasının, başkasına yazdığı hiçbir söz güzel değil ve sana yakıştıramıyorum." Eren
1000Kitap

Eren

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.·
2025 24. kitabı
Henrik Fexeus
7.4/10 · 36 okunma
Reklam