Hayallerinin, toz pembe akışına kaptırırlar onlar kendilerini. Gayesiz umursamaz, vurdumduymaz bir hayat anlayışı vardır kelebeklerde… Ateşin üzerine üzerine uçarlar hep. Kendilerini mest eden bir oyun bilirler ateşin etrafında uçuşmayı… Alevlerin cazibesine kaptırırlar genellikle kendilerini kelebekler… Coşarlar, kendilerinden geçerler, şaşkın bir uçuşun renkliliğinde… Çok geçmeden o zevk, o heyecan, çok acı bir sonla bitecektir aslında. Ama, onlar bunu hiçbir zaman bilmeyeceklerdir…
İslâm öyle bir din ki, yaşanacak hayat, hesap verilecek ahiret, izzet bulacak nefis, zinde kalacak vücut, yararı dokunacak fiil, iyiliği görülecek söz, düşünecek akıl, muhasebe edecek vicdan için gelmiştir.
Duygular belli ki, yazının icadından sonra ölümsüzleşmiş.
Aşk sanki, gözle görülür elle tutulur olmuştu harflerle birlikte.
Sevdaları belgeleleştirmişti en önemlisi…