Babaya Mektup kitabından bir alıntı ile başlamak istiyorum incelememe. Kafka Babaya Mektubunda der ki:
"Evlenmek, bir aile kurmak, gelen bütün
çocukları kabullenmek, bu güvensiz dünyada
onları yaşatmak ve hatta biraz da yönledirmek,
benim görüşüme göre bir insanın başarabileceği en yüce şey."
İşte yazarımızın anlatmak istediği ve okuruna aktarmak istediğini de tam olarak bu alıntıda saklı.
Yazar,
Ahmed Günbay Yıldız ın alışık olduğumuz kalemiyle, akıcı ve sürükleyici bir romanla beraberiz bugün. Hatta ve hatta kitabı okurken biraz da polisiye tadını almış ve o rüzgara kaptırmış olarak bulacaksınız kendinizi.
Olay örgüsüne çok girmek istemiyorum ama şunu söylemek isterim ki yazar aile yapısını ve helalinden sevdaları ön planda tuttuğundan aslında her birey için bir rehber niteliğinde olan bir roman ortaya çıkarmış oluyor. Bize de bu romanı hakkıyla, gerekli çıkarımları yaparak, okumak kalıyor.
Keyifli okumalar… selamlar…
Rıfat Ilgaz ın alışagelmiş eleştirel kalemini mizahla harmanladığı kitabımız bir verem hastanesinde geçiyor.
Döneminin zorluklarını eleştiren yazarımız mizahı ön planda tutarak ele almış ve düşüncelerini doğru biçimde aktarmış.
Hastaların başından geçen trajikomik olayları okudukça tebessüm ve hüzün birbirini takip ediyor.
Meraklısına tavsiye edilir… Keyifli okumalar.
Ahmed Günbay Yıldız ‘ın alıştığımız tarzında bi kitap: https://1000kitap.com/kitap/kitap--373892
Eser, beşeri aşkla başlayan, ilahi aşkla devam eden ve saplantılardan kurtulma mücadelesiyle biz okurları kendisine çeken; açık, anlaşılır, akıcı ve sürükleyici yazımıyla işimiz kolaylaştıran inançlı veya inancından uzak kalmış herkesin okuması gerektiği bir kitap.
Modern çağa ayak uydurmaya çalışan insanların, islamiyeti bu sebeple hayatlarının merkezinden uzaklaştırmasıyla başlıyor kitabımız. Farklı olay örgüleriyle ders verir nitelikte ilerliyor. Daha sonra kurtuluş mücadelesi veren kahramanlarımızın hayatlarını birleştirmesiyle birlikte bizleri uğurluyor…
"Söz ağızdan çıkana kadar senin esirindir.
Ağızdan çıktıktan sonra sen onun esiri olursun."
Ahmed Günbay Yıldız her romanında olduğu gibi bu romanında da okuyucusuna sadece bir hayat hikayesi değil aynı zamanda düşünce penceresi de açmıştır. İşte kitabımızda da aslolan düşüncelerin başında gelen; insanın laf ağızdan bir kere çıkar diyip, sonunu düşünmeden sözü israf etmesidir.
Velhasıl sözün çokça israf edildiği bir çağda yaşıyoruz, bazen olacakları tartmadan ağzımızdan bazı laflar çıkıyor, nereye neyin varacağı belirsiz laflar… işte biz de esiri oluyoruz ettiğimiz her lafın, her sözün…
Merkezine bu konuyu alan romanımız daha birçok ders verir nitelikte hassas noktalara değiniyor ve bizi aşk ile karşılayıp aşk ile uğurluyor…
Kitabın yazımı, yazarımızın kalemine alışık olduğumuz şekilde, gayet akıcı ve sürükleyici olduğundan çevireceğiniz her sayfada kitabın içerisinde kalıp olay örgüsünün merkezinde, kahramanlarımızla birlikte yaşıyorsunuz. Bu vesileyle sıkılmadan okuyacağınız çokça tecrübe edineceğiniz bir romandan daha fazlasız…
Âşık karalı mısın, candan yaralı mısın?
Nedir sendeki bu hal,
yoksa Şam'a gelin giden Türk kızı mısın?
Kalemini beğendiğim yazar
Sinan Akyüz’ ün, gerçek hayat hikayelerini aktardığı, severek okuduğum romanlarından birisi
Piruze..
Olay örgüsüne kısaca değinmek gerekirse, Babasının Türk bir diplomat olması sebebiyle daha küçük yaşta birçok ülke gezmiş, görmüş birisinden bahsediyoruz ki bu kişi başkahramanımız Piruze’den başkası değil.
Piruze ailesinin değil belki ama kendisi için son durak, Şam’a gelmiştir artık. Her ne kadar alışmaya çalışsa da bu öyle basit olmayacaktır. Zira kalması için bir sebebi vardır artık: âşık olduğu adam…
Fazla detay vermeyeceğim, merak edersek okuruz belki… Zira çevirceğiniz her sayfadan lezzet alacağınıza eminim.
Sadece şunuları söylemek istiyorum ki Ortadoğu’da buna benzer çok fazla hikaye vardır. Biz sadece Piruze’ ye Sinan Akyüz sayesinde tanık olduk. Onun yaşadığı ihanete, onu aldatmalarına, ona uygulanan fiziki ve psikolojik şiddete şahit olduk ve dahi en önemlisi onun hasretine, ödediği en büyük bedeli olan özlemine şahit olduk…
Daha nice bedel ödeyenlere armağan edillen kitaptır
Piruze…
Son olarak bi’ temenniyle bitirmek istiyorum…
Kadınlar ve çocuklar için daha yaşanılabilir bir dünya ümidiyle… Selamlar…