erfdali

erfdali
@erf_dali
Cümle, evlaymış insanla buluşana kadar. Gel arınalım cümle insandan, uçsuz bucaksız; sınır, kuşak tanımayan sevdalara, tükenmeyen umuda yol alalım.
İnsan, aylaklıktan kan dökmeye kadar uzanan bütün fiil yelpazesini, sadece fiilin anlamsızlığını idrak etmediği için kullanır: Yeryüzü üzerinde yapılan her şey, boşluk içinde bir doluluk yanılsamasından, Hiçlik'in esrarından gelir...
Sayfa 81 - metis·Kitabı okudu
Felsefe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kökeninde aldatıcı ve yıkıma mahkûm olmayan hiçbir "yeni" hayat görmedim şimdiye kadar. Her insanın zaman içinde ilerleyip bunaltılı bir geviş getirmeyle kendini tecrit ettiğini, yenilenme niyetine de ümitlerinin beklenmedik yüz buruşturmasıyla karşılaşıp kendi içine düştüğünü gördüm.
Sayfa 79 - metis·Kitabı okudu
Felsefe
Etrafımızda yoğunluğu azalmış ilham ve coşkulardan başka bir şey görmeyiz: Her insan her şeyi vaat eder; ama her insan, kıvılcımının dayanıksızlığını ve hayattaki deha noksanlığını öğrenmek için yaşar. Bir varoluşun aslına uygunluk derecesi kendi yıkımından ibarettir. Oluşumuzun çiçeklenmesi: Muzaffer görünümlü olup başarısızlığa götüren yol. Yeteneklerimizin serpilmesi: Kangrenlerimizin kamuflajı...
Sayfa 79 - metis·Kitabı okudu
Felsefe
Kendi içimize mıhlanmış olduğumuzdan, doğuştan gelen ümitsizliğimizin çizdiği yoldan ayrılma melekemiz yoktur. Hayat bizim ortamımız değil diye kendimizi hayattan muaf mı tutturalım? Var olmama belgesi veren kimse yoktur. Soluk almada sebat etmek, havanın dudaklarımızı yaktığını hissetmek, temenni etmediğimiz bir gerçekliğin bağrında pişmanlıkları biriktirmek ve mahvımıza sebep olan derde bir açıklama bulmaktan vazgeçmek zorundayızdır.
Sayfa 78 - metis·Kitabı okudu
Felsefe
Mutsuzluğa taparak onu oluşun etkeni ve cevheri haline getirdiğimizde, alnımıza yazılı akıbetin berraklığı içinde, bir felâket şafağında, doğurgan bir cehennemde yüzeriz. Ama mutsuzluğu tükettiğimizi zannederek içimize ondan sonra da hayatta kalma kuşkusu düştüğünde, varoluş soluklaşır ve artık olmaz. Ve kendimizi yeniden Ümit'e uyarlamaktan korkarız... mutsuzluğumuza ihanet etmekten, kendimize ihanet etmekten...
Sayfa 77 - metis·Kitabı okudu
Felsefe