Yalanlar hiyerarşisinde hayat en ön yeri işgal ediyorsa, hemen ondan sonra, yalan içinde yalan olan aşk gelir. Melez konumumuzun ifadesidir; etrafında topladığı büyük mutluluk ve ıstırap gereçleri sayesinde, kendimize başkasında bir vekil buluruz. Bir çift göz hangi yutturmacayla yalnızlığımıza sırt çevirtir bize? Zihin için bundan daha aşağılayıcı bir iflas var mıdır? Aşk bilgiyi rehavete sokar; yeniden uyanan bilgi aşkı öldürür.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yapmadığı işlerin kefaretini ödemektedir sadece; oysa bunların sayısı, incinmiş gururunun hesaplayabileceğinin ötesindedir. Fakat sonunda, teselli niyetine ve unvansız bir hayatın sonunda, yararsızlığını bir taç gibi taşır.
İnsan ne garip bir canlı değil mi? Her hatasının bedelini misli ile ödese de ısrarla yapmaktan alıkoyamıyor kendini; zamana, mekana, ıztırara, çileye; çaba (ya da gayret) de adına, bilinmez bir tadından yoksunluk ile kafa tutuyor. İçimizdeki hiçlik, dışımızdaki daimi öfkenin nafakası gibi. Sürekli kapımızı çalıyor, hesap soruyor, sabır sınavı gibi bazen her dilde susuyorsun da bazen tek dilden dökülüyor, dökülünce de dünyanın en ağır depremlerine gark oluyorsun işte..
kestiremeyişler, ezber edişler, yolunda gidişler, yola gelişler, geriye dönüşler,ileri çok ileri gidişler..ruhsal düğümlemeler, psikolojik çözümlemeler..yakılmış posta güvercinleri..kırılmış ışık demetleri..doldur boşalt deney tüpleri..sakinlik senaryosu, dehşet tiyatrosu..günden geceye yorgun saat dilimleri,ihtişamsız kelam komünleri..hep aynı yerden nüksediyor cana, mütemadiyen aynı..