erfdali

erfdali
@erf_dali
Cümle, evlaymış insanla buluşana kadar. Gel arınalım cümle insandan, uçsuz bucaksız; sınır, kuşak tanımayan sevdalara, tükenmeyen umuda yol alalım.
dünya koca bir yetimhane
...Ama bir beklediğiniz varsa genellikle gelmez. Beklemek çünkü, bir olmazı oldurmayı umanların safdilliğidir. Gelecekler zaten kalbinizi yormadan gelir. Bekletmek, gelmeyeceklerin işidir. Bu yüzden en çok gelmeyecek olanlar beklenir.
Sayfa 136 - Hep Kitap·Kitabı okudu
Hayat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
...Ama hayat böyleydi işte; kendi koşulları, buyrukları vardı. Bize fikrimizi pek sormaz, bildiğini okurdu. Eski halimin kalın kafasına sokması gereken şuydu:Bu zombiler sofrasında hiçbir şey istediğimiz gibi olmazdı. Daha da trajiği, zaten zamanla istediğimiz bir şey de kalmazdı. Eğer tutunacak sağlam bir dalımız yoksa, dünya, bizi kırpan, güden, yola getiren;ümitsiz, isteksiz, sefil meczuplara dönüştüren, heves kırıcı bir yerdi. Hayat öldürürdü. Zaten yaşamanın da nihai amacı ölmek değil miydi?
Sayfa 72 - Hep Kitap·Kitabı okudu
Hayat
Bir ben miydim acaba elindekilerle yetinmeyi bilmeyen? Minik yolculuklara çıkmaya heveslenip sonra da dönmeyi beceremeyen?
Sayfa 67·Kitabı okudu
İnsan
...Hafıza aslında eski, hem de sandığımızdan çok daha eski bir dost, ama kimi zaman zalim bir hasma dönüşebiliyor. Biraz büyüyüp ele avuca geldiğimizde değil, biz daha ceninken aklımızda filizlenip kayıt tutmaya başlıyor. Biz farkında olmasak da, anne karnındaki süreç dahil yaşadığımız her şeyi kaydediyor. Ancak o dönemde dil gibi bir sembol dünyamız olmadığından, olan biteni sözcüklerle düşünerek hatırlayamıyoruz. Dolayısıyla aktaramıyoruz da. Öte yandan bedenimiz her şeyi pekâlâ hatırlıyor ve duygu kanalıyla kayda geçiyor. Bu sebeple de, mesela küçük bir çocuk, doğum öncesi travmasını sözcüklerle olmasa da farklı biçimlerde aktarabiliyor.
Sayfa 60 - Hep Kitap·Kitabı okudu
İnsan
...Etrafındakileri mübalağalı gülücüklere ile boğanlar ve çevresindekiler tarafından tebessümle yıkananlar başta olmak üzere herkes, aslında kimse tarafından pek de umursanmadığını iyi bilir. Bütün o vıcık vıcık samimiyet gösterileri, manasız sohbetler, hep bu galiz hakikati örtmek için değil midir? İnsanların azıcık iyi niyet görünce ne yapacağını şaşırması boşuna mı? Alışık değiller. Velhasıl, kendilerini hakikaten sevenleri bunun için cezalandırmakla onlara pelüş ayıcıklar gibi sıkı sıkı sarılmak arasında gidip gelirler.
Sayfa 32 - Hep Kitap·Kitabı okudu
İnsan