O kadar güzel bir seriydi ki…
Karakter gelişimleri, ters köşeleri, kalbe dokunan romantik sahneler, gözlerimi dolduran dostluklar, yan karakterlerin ana karakterler kadar sevilesi olmasıyla gerçekten beklentimin çok çok üstündeydi.
Bu seriyi nasıl atlatacağımı bilmiyorum, başka da bir yorum yapamıyorum…
Eğer ilk iki kitapta sıkılan bırakan varsa lütfen dişinizi sıkın, pişman olmayacaksınız.
Dördüncü kanat biter bitmez kitaba saldırırcasına okumaya başladım (neyse ki elimde hazır bekliyordu!).
Bu kitap ilk kitaba göre çok daha uzun ve karanlıktı. İlk kitabın aksine umutsuzluk hissettiğim bölüm sayısı çok oldu. Strese girip tırnaklarımı yememe ramak kalmıştı. Yine de tabiki çok sevdim.
Ama o son???? Aklımı kaçıracağım bu nasıl oldu ya?! Nasıl düzelteceğiz bu işi?! Şimdi olimpos yayınlarından satın aldığım ama haftalar olmasına rağmen kargoya verilmemiş olan oniks fırtınayı acı içerisinde bekliyorum…
SPOİLER
Violet ve Xaden uzak mesafe ilişkisi yürütmeye çalışan iki ergen gibiydi, aralarındaki iletişimsizlik ve güvensizlik beni çok yordu. Herkesin kendince haklı sebepleri olabilir ama arkadaşlar her an ölebilirsiniz ya :D
Liam’ın yokluğunu çok hissettim… Kardeşi ile yaşananlar ve Sloane’ın bir noktada mektuplar sayesinde bazı şeyleri daha iyi anlaması ve yumuşaması beni bitirdi.
Cat senden nefret ettim! Sonlara doğru biraz sempatimi kazanmış olsan da seni benimsemek istemiyorum :(
Dain… sana ne desem bilmiyorum zaten. Hislerim çok karışık ama sonunda doğru olanı yaptın.
Ridoc sana bayılıyorum :’)
Rhi ve Jesinia sizler muhteşem arkadaşlarsınız!
General Sorrengail………. duygularımı karmakarışık ettin ve arkandan bir damla gözyaşı bile dökmüş olabilirim.
Varrish cezanı çektiğini görmek bana oh dedirtti.
Peki o son ? Şimdi ne olacak gerçekten meraktan çatlıyorum.
Olimpos duy sesimi ve kitabımı kargoya ver!!!
Kitaba bayıldım!
Konusunu özetlemeyeceğim, her yerde var zaten.
Yazar fantastik bir dünya kurmakta çok çok başarılı bie iş çıkarmış. Daha ilk sayfadan kitap beni içine çekti ve sayfaları ardı arkasına yiyecekmiş gibi çevirdim. Merak duygum her zaman zirvedeydi.
Buradan sonrası çok büyük olmasa da spoiler içerebilir.
Violet isimli ana karakterimizin gelişim basamaklarından çok etkilendim. Son zamanlarda okuduğum diğer fantastik kitapların aksine kızımız özgüvensiz ve narinken kitabın sonunda ilk tanıdığımız kişiden eser yoktu ve bu beni inanılmaz tatmin etti. Xaden’a ise nedense ilk baştan beri güven duydum. Dain’e de ilk baştan beri gıcık oldum! Violet’i aşağı çekmeye çalışmaktan başka bir şey yapmadı, kitabın sonunda kendisini boğazlayacaktım neredeyse zaten.
Bu haşin dünyada herkesin potansiyel bir düşman olabileceğini söyleyen Mira’nın uyarısına rağmen Violet dakika 1 gol 1 diyerek botunu hiç tanımadığı bir kıza vermesiyle arkadaşlık nasıl kurulur ve sürdürülür kitap boyunca bizlere gösterdi.
Ejderhalara gelecek olursak… vaov. Detaylar çok güzel tasarlanmış. Bağlanma sonrası ejderha isimlerinin kaydedildiği sahnede tüylerim diken diken oldu!
Kitabın sonu beni mahvetti. Kitabı kapattığım gibi neyse ki elimde hazır bekleyen Demir Alev’in kapağını açıp kitaba saldırdım.
Kitabı şimdi bitirdim ve şok içerisindeyim.
Bu kitap beni boğdu boğdu duvara attı. Okurken sinir krizleri mi geçirmedim, midem mi bulanmadı, gözlerim mi dolmadı…
Okuduğum şeye gerçekten inanamıyorum. Çok çok beğendim. 4 saatte falan hiç ara vermeden okudum.
Yazarın daha önce okuduğum kitabı aşk romanıydı. Kesinlikle gerilim masasında da varsın be kadın!