Küçük prens böylece çok geçmeden aşkının iyi niyetine rağmen çiçekten şüphe etmeye başlamış.Önemi olmayan sözleri ciddiye almış ve çok mutsuz olmuş
Birgün bana içini dökerek, "Onu dinlememeliydim" dedi, "çiçekleri dinlememek lazım. Onları seyretmek ve koklamak gerek. O benim gezegenimi güzel kokusuyla sarıyordu ama ben bununla mutlu olmayı bilemedim. O kadar canımı sıkan o pençe meselesinin beni yumuşatması gerekirdi aslında
Sonra da dedi ki:
"Onu hiç anlayamamışım! Onu sözlerine değil davranışlarına göre değerlendirmem gerekirdi. O bana güzel kokusunu veriyor, hayatımı aydınlatıyordu. Kaçmama hiç gerek yoktu aslında! O küçük kurnazlıklarının ardına gizlediği sevgisini anlamalıydım. Çiçekler çelişkilerle dolu! Ama ben de onu nasıl seveceğimi bilemeyecek kadar gençtim."