Peki ya samimi mümin ne yapar?
Dinin kenarında, kıyısında, ucunda durmaz. İslâm'ın tam orta yerine, kalbine, göbeğine demir atar. Allah'ın dininin hak oluşunu dünyanın üç kuruşluk nimeti ile ölçmez. "Varlıkta da darlıkta da Rabbim Allah, dinim İslâm, önderim ve örneğim Muhammed Mustafa'dır" der.
Bir hayırla karşılaşırsa şımarmaz "imtihanımdır." der, şükreder. Allah ona nasıl iyilik ve ihsanda bulunduysa o da bu hayrı insanlarla paylaşır, cimrilik etmez. Bir musibetle karşılaştığında ise "imtihanımdır." der ve "Biz Allah'a aidiz ve sonunda yine O'na döneceğiz. der. O "iyi gün Müslümanı" değildir. İyi günde de kötü günde de Rabbine teslim olmuştur. Zorluklar ve sıkıntılar onu Allah'tan uzaklaştırmak şöyle dursun daha da Rabbine yaklaştırır. Çünkü O'ndan başka gerçek sığınak olmadığını bilir. Rabbinin rızasını üç kuruşluk dünya malına değişmez. Rabbine el açmayı bırakıp namerde el avuç uzatmaz. Rabbimiz varlıkta da darlıkta da hak olan islâm'a bağlı kalmayı cümlemize nasip eylesin. Sözümüz her daim, Allah Resûlü'nün öğrettiği şu dua olsun:"Ey kalpleri evirip çeviren Allah'ım! Kalbimi dinin üzerinde sabit kıl!"
“Rabbimiz! Bizi doğru yola erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme, bize tarafından bir rahmet bağışla! Çünkü bağışı pek bol olan yalnız sensin!” Ali İmran Suresi 8.ayeti Kerimi
Amin.
... Kim Allah'a gönülden saygı besleyip O'na karşı gelmekten sakınırsa, Allah zorluklar karşısında ona bir çıkış kapısı açar.
Talak suresi 2.ayeti Kerimi