Her kalp atışının bir hikayesi var. Bu hikaye normalde hayatını merak bile etmediğiniz yan karakter diye nitelendirdiğiniz kişiye ait. Anlatmak istediği şeyler, acıları o kadar çok ki… Çözmesi gereken olaylar, duydukları gerçekler. Alena Doran… Bu hikayedeki sarışın. Sen ise ondan nefret ediyorsun.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu hikayedeki erkeğin kalbi delik… Bu hikayedeki kızın duyguları yok… Hayatları aynı gün değişen ve içleri intikam ateşiyle yanan iki genç… Peki, içlerindeki aşk intikam almalarına, planlarına sadık kalmalarına ne kadar izin verecek? Mahşer de kendimi az da olsa buldum diyebilirim. Bazı tepkilerini gereksiz buldum bana yok artık dedirtti. Yaşadığı bazı şeyler olsa da bazı abartıya kaçan tepkileri vardı. O tepkiler Duman’ı bırakın beni bile yerle bir etti. Duman tahammül sınırın o kadar yüksek ki… Bazen bu kadar şeye nasıl katlandın bilemiyorum. Onun dışında kitabın yazım dili gayet akıcıydı. Yazarın önceki kitaplarını da okuduğum için büyük bir hevesle başlamıştım. Asla hayal kırıklığı yaşamadım. Herkese okumasını tavsiye ederim.
“Kendini korumayı öğrenmen lazım, avazın çıktığı kadar bağıramazsan zamanla susmaya mahkum hâle gelirsin.”
İlk başta yazım dilinden kaynaklı kitabın içine tam olarak giremedim. Ama kitabın içine girdikten sonra olanlar oldu zaten. Herkesten şüphelendim şüphelenilmeyecek kişilerden bile. Katilin kim olduğunu duyunca inanılmaz bir şok geçirdim çünkü o kişiden hiç şüphelenmemiştim. Zaten sadece katilin kim olduğuna odaklanamadım. O kadar çok ortaya dökülmesi gereken sırlar vardı ki onlar da kafamın karışmasına yardımcı oldu. Zaten 28. bölümde benim kayışlar koptu. Oturup yaklaşık yarım saat ağladım. Ağlamam bittikten sonra da 29. bölümü okuyup kitabı bitirdim. Gerçekten çok güzel bi kitaptı. Düşündürmek istediği şeyler de aynı şekilde. Benim için çok güzel bir Dilara Keskin deneyimi oldu. Okumayan herkese tavsiye ederim.
Koridor yayınlarının çevirisini beğenemedim. Kendimi okumaya fazla zorlamakta istemedim açıkcası. İş bankası yayınlarının çevirisini alıp yeni bir şans vermeyi düşünüyorum.
Kitabı bitirdiğimde ne hissetmem gerektiğini dahi bilemedim.Öyle bir yerde bitti ki ne düşünsem diye kargaşaya girdim.Birinci kitapta olduğu gibi Hande’nin gitmek istiyorumları, Bora’nın asla bırakmayacağımları eksik olmadı. Yaren gerçekten beni çok sinir etsede en sonda amacı belli oldu ama Hilal’den böyle şeyler beklemezdim. Umarım 3. kitap bir an önce çıkar okumak için sabırsızlanıyorum.