Emile Zola, bu kitabıyla insanın görünen değil, bilinmeyen ve en derindeki ruh haritasını gözler önüne sermiştir. Psikologlar, felsefeciler ve din alimleri yıllarca insandaki ölüm iç güdüsünü ararştırıp anlattılar. İnsanlık ile ilgili çok şey öğrenip anlattılar. Emile Zola hakkında çok iyi bildiği ölüm iç güdüsünü kuru bir metotla değil bir hikaye ile romanlaştırarak ne denli bir dahi olduğunu göstermiştir.
Bütün kitap boyunca yazar insandaki çelişkileri anlatmıştır. Özellikle ana kahraman jacouse sevdiği, hoşlandığı kadınları öldürme arzusu ile yanıp tutuşmaktadır. Tanıdıklarının, iş arkadaşlarının çok dürüst, çok başarılı ve topluma faydalı biri olarak tanıdıkları Jacouse un herkesten sakladığı ve kimsenin fark edemediği öldürme arzusu yaşaması bende insanlara karşı bir şüphe oluşturdu. Kitabı okurken çevremde iyi başarılı bildiğim insanlarda yok etme arzusunun olup olmadığını sorgulamaya başladım.
Kitap aynı zamanda modern hukuk ve adalet sistemimizde bir eleştirisi. İki farklı cinayette kanıtlar hep yanlış kişileri göstermiş. Asıl katiller dışarıda yaşamaya devam ederken. Cinayetle ilgisi olmayan fakat hakim ve savcıların suçladıkları kişilerin hayatları ceza evinde geçmiştir.