Erkan Prens

Erkan Prens
@erkanprens
İnşaat Mühendisi
Denizli
Denizli, 16 Kasım
135 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Kendini nasıl hissettiğini sorsanız, omuz silkip iyi olduğunu söylerdi, fakat aslında hissiz ve her şeyden kopuktu; hayatındaki her şey çok uzak bir mesafede olup bitiyormuş gibi. Kişinin geçmişi ve geleceği söz konusuyken bu uzaklık hissi normaldir ama Benny içinde bulunduğu zaman ve mekan için de aynı şeyi hissediyordu. Zaman ve mekan umutsuzca karışmış, birbirine girmişti ve içinde bulunduğu an giderek uzaklaşıyordu. Haftalar geçtikçe, galaksiler arası bir uzay mekiğiyle kara deliğin içerisinde, hızla başka bir yıldıza doğru yol alırmış gibi hissetmeye başladı kendini.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Baktığımız güz ağacı göz alıcı renkleriyle öyle güzeldir ki, gözlerimizin yaşardığını hissederiz; ya da duyduğumuz müzik öylesine hoştur ki varlığımızı bir hüzün bürüyüverir. Ağacı hiç görmemiş ya da müziği hiç duymamış olmanın belki daha iyi olduğu, bu soysuz düşünce, bilincimize sürünerek sokulur. O zaman bu huzuru kaçıran paradoksla yüzleşmemiş olurduk-"zamanın gelip aşkımı götüreceğini" bilmenin paradoksuyla: sevdiğimiz her şey ölecek. Oysa insan olmanın özü budur, dönmekte olan bu gezegenin üzerinde varolmakta olduğumuz şu kısa anda, zamanın ve ölümün sonunda hepimizden hakkını alacağı gerçeğine karşın bazı insanları ve şeyleri sevebiliriz.
Tenimi hissizleştirip, yüreğimin kabuğunu kalınlaştırarak, günü kurtarmak için yaşayayım. Ben yalnızca bir makineyim. Becerikli, sabırlı, hissiz bir makine. Bir taraftan gelecek zamanı emer, diğer taraftan geçmiş zamanı dışarı salarım. Var olmak, başlı başına bu makinenin var olma nedeni.
Dünyadaki çoğu insan kanıtlanabilir gerçeğin peşine falan düşmez. Gerçek denilen, çoğu durumda senin söylediğin gibi güçlü bir acıyı da beraberinde getirir. Dahası çoğu insan acıyı beraberinde getiren gerçeği falan aramaz. İnsanların gereksinim duyduğu, kendi varlıklarının biraz daha derin bir anlamı olduğunu hissettirebilecek hoş, rahatlatıcı öykülerdir.
Her günüm cehennemden farksız. Fakat bu cehennemden kurtulmama imkân yok. Çünkü buradan kaçtıktan sonra nereye gidebilirim, bilemiyorum. Çaresizlik zindanındayım. Kendi arzumla girdim, kapısını kilitledim, anahtarını da fırlatıp attım.