Erkan Prens

Erkan Prens
@erkanprens
İnşaat Mühendisi
Denizli
Denizli, 16 Kasım
135 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Sabitlenmiş gönderi
Evrende bir hiç olduğuma inanıyorum inanmasına ama varlığımın tek gerçek varlık olduğunu duyumsuyorum. Üstüne üstlük, dünyanın varlığıyla kendiminki arasında bir seçim yapmak zorunda kalsam, seve seve tüm ışıklarıyla, tüm yasalarıyla ilkini eleyip, hiçlikte tek başıma süzülürdüm. Yaşam benim için bir işkence ama ondan vazgeçemem, çünkü kendimi uğruna kurban edebileceğim mutlak değerlere inanmıyorum. İçtenlikle söylemem gerekirse, ne neden yaşadığımı biliyorum, ne de neden yaşamaktan vazgeçemediğimi.
Reklam
Kendini nasıl hissettiğini sorsanız, omuz silkip iyi olduğunu söylerdi, fakat aslında hissiz ve her şeyden kopuktu; hayatındaki her şey çok uzak bir mesafede olup bitiyormuş gibi. Kişinin geçmişi ve geleceği söz konusuyken bu uzaklık hissi normaldir ama Benny içinde bulunduğu zaman ve mekan için de aynı şeyi hissediyordu. Zaman ve mekan umutsuzca karışmış, birbirine girmişti ve içinde bulunduğu an giderek uzaklaşıyordu. Haftalar geçtikçe, galaksiler arası bir uzay mekiğiyle kara deliğin içerisinde, hızla başka bir yıldıza doğru yol alırmış gibi hissetmeye başladı kendini.

Erkan Prens

, bir kitap okudu
Puan vermedi·168 syf.·
2026 17. kitabı
Rollo May
7.9/10 · 3.188 okunma
Baktığımız güz ağacı göz alıcı renkleriyle öyle güzeldir ki, gözlerimizin yaşardığını hissederiz; ya da duyduğumuz müzik öylesine hoştur ki varlığımızı bir hüzün bürüyüverir. Ağacı hiç görmemiş ya da müziği hiç duymamış olmanın belki daha iyi olduğu, bu soysuz düşünce, bilincimize sürünerek sokulur. O zaman bu huzuru kaçıran paradoksla yüzleşmemiş olurduk-"zamanın gelip aşkımı götüreceğini" bilmenin paradoksuyla: sevdiğimiz her şey ölecek. Oysa insan olmanın özü budur, dönmekte olan bu gezegenin üzerinde varolmakta olduğumuz şu kısa anda, zamanın ve ölümün sonunda hepimizden hakkını alacağı gerçeğine karşın bazı insanları ve şeyleri sevebiliriz.