"Bırakma kendini...
Gözünü karartma, gönlünü daraltma. Buraya kadarmış deme, burası kadermiş..."
"Uzayan geceye, kısalan gündüze rağmen;
geç gelen sabaha, erkenci akşama rağmen; çoğalan karanlığa azalan aydınlığa rağmen; bil ki gecelerin ardında sabahlar var, zorlukların ardında kolaylıklar, hastalıkların ardında şifalar dertlerin ardında devalar. Öyleyse; bir sebep bul; varlığını önemseyen biri ya da varlığını önemsediğin birini düşün. Bırakma kendini.
gitmeden gitmelerim
duyulmayan çığlıklarım
acılarım özlemlerim pişmanlıklarım
çökelmiş yüreğime
içimde bir çocuk şimdi / bir çocuk sesi
ayaz yakmış bir erkenci gelincik
girmek yasak kapısından o çocuk bahçesinin
yalnızlıkta irileşmiş gözleri
Şa‘bî’ye: “Bu ilmi nasıl elde ettin?” diye sorulunca şöyle cevap vermiştir: “Kimseye güvenmeyip şehir şehir dolaşarak, eşek gibi sabrederek ve karga gibi erkenci davranarak.”
gecenin kıyısında durmuşum
kefenin cebi yok
koynuma yıldız doldurmuşum
koşun çocuklar çocuklar koşun
sabah üstüme
üstüme geliyor
yanlış mı duydum yoksa
erkenci bir horoz mu ötüyor
keskin bir acı bilenmiş
gitgide yaklaşıyor sonum
iri sözlerim yoktu söyleyecek
usulca baktım yüzlerine
bin yıllık iskeletleri çatırdayarak
göçtü ayaklarının dibine